| Hoşgeldin Ziyaretçi | Mesaj atabilmek için forumumuza kayıt olmalısınız. | | Forum İstatistikleri | » Üye Sayısı: 4,005 » En Son Üyemiz: KandiH4736 » Konu Sayısı: 5,576 » Mesaj Sayısı: 75,496
Tam İstatistik | | En Son Konular | Japon bilmecesi "viskoz" yazar Nuri_Kongur Dün, Saat: 19:59 | Ekonomik iktidarlık olmad... yazar JusTiMe Dün, Saat: 11:38 | Subaru Solterra Yol Testi yazar nitro37 25-09-2026, Saat: 14:00 | Subaru BRZ Yol Testi yazar nitro37 21-09-2026, Saat: 13:16 | Subaru Outback Dizel 2.0 ... yazar nitro37 17-09-2026, Saat: 12:30 | Subaru Boxer Motor / Lpg ... yazar nitro37 14-09-2026, Saat: 13:57 | Subaru Crosstrek 2.0 Hybr... yazar nitro37 14-09-2026, Saat: 10:07 | SUBARU KATALİTİK KONVERTÖ... yazar nitro37 14-09-2026, Saat: 10:06 | Lastik Tavsiyesi yazar nitro37 09-09-2026, Saat: 09:13 | Tanışma yazar W.BugrA 08-09-2026, Saat: 12:40 | Subaru Crosstrek 2.0 Hybr... yazar nitro37 08-09-2026, Saat: 12:09 | XV Dönüşlerde Gelen Ses yazar Esoğuz 07-09-2026, Saat: 14:03 | AT Oil Temp Işığı Subaru'... yazar nitro37 04-09-2026, Saat: 18:59 | SUBARU JANT ONARIM KAYNAK... yazar nitro37 01-09-2026, Saat: 13:59 | Ön Cam yazar nitro37 28-08-2026, Saat: 20:25 | Subaru Forester XT Test B... yazar nitro37 28-08-2026, Saat: 11:38 | Subaru Lastik Seçimi / La... yazar nitro37 26-08-2026, Saat: 15:12 | Subaru Hybrid Boxer Motor... yazar nitro37 23-08-2026, Saat: 14:20 | | | | Kerpe Sahili Ocak 2021 | | Gönderen: Nuri_Kongur - 14-01-2021, Saat: 22:41 - Forum: GEZİ SEYAHAT - Cevaplar (12) |  | Geçmişte yaşadığım bir kaç kötü tecrübe sonucu Google Navigasyon’u telefonumdan silip uzun süre sadece Apple Haritalar uygulamasını kullandım. Haritalar tutarlı ama kullanıcı katkısına pek açık olmadığından A noktasından B noktasına güvenle en kısa yoldan götürmeğe yarayan bir uygulama. Forester sonrası A noktasından B noktasına en kısa yoldan gitmek istemez oldum. Artık B noktasına geze geze gitmek istiyorum. Hatta bazen A noktasından salt B noktasına gitmek istemiyorum. Alfabedeki diğer harflere de fırsat vermek istiyorum. Bu isteğimi yerine getirmekte artık adı Google Maps olan navigasyon programı, özellikle sınıflandırılmış yol noktaları ve kullanıcıların eklediği fotoğraflarla bana çok yardımcı olacak bir uygulama haline gelmiş. Evde uygulamanın bu özelliklerini kurcalarken beğendiğim yerleri, gitmek istediğim yerler adı altında etiketliyorum. Uzatmayayım, böyle gezerken yaşadığım yere çok uzak olmayan Kerpe Kayalıkları dikkatimi çekti. Hemen ona yakın Eski Kerpe Burnu da görülesi yerlerden biri. Gitmeğe karar verdiğimde henüz havalar güzeldi ama bizim vaktimiz müsait olduğunda senenin ilk kar yağışı müjdesini veriyordu Meteoroloji. Windy programı Perşembe günü için 16 deniz mili rüzgar tahmini göstermekte. Bu sefer yalnız gitmeyeceğim, günü birlik gidip döneceğim. Gecelemek yok. Hanımla beraber gideceğiz. Arabaya bir çuval tahta ve tutuşturacak çırayı sabahtan yükledim. Hanımın dersi biter bitmez yola düşeceğiz. Meteorolojinin tahmini tuttu. Hava buz gibi ve yağışlı. Bizim tepelere kar düşmüş. İki gün önce kış pabuçlarını giydirmişim Subiye, kafam rahat. Kışın fırtınalı havada Karadenizi hiç görmedim. 16 mil fırtına sayılmaz ama sakin bir hava da değil. Arabaya atlayıp yola çıktık, yükseklere çıktıkça yağmur kara çevirmekte. Hanım da ben de heyecanlıyız. İkimiz de İnşallah kar yağar duasına amin demekteyiz. Kerpeye vardık , hava hafif yağmurlu. Navigasyon programı bizi noktasal menzile ulaştırdı. ![[Resim: 2f2b4f229bca79f2e06af49b7c619eff.jpg]](https://uploads.tapatalk-cdn.com/20210114/2f2b4f229bca79f2e06af49b7c619eff.jpg) Manzara harika, aşağı doğru yürüdük. Gözüm kuytu bir yerler aramakta. Bulsam hemen ateş yakıp çayı demleyeceğim. Biz park yerine yaklaşırken, bize doğru yürüyen 4 köpek vardı irili ufaklı. Onları geçtik, bir tanesi dönüp uzun uzun bize baktıydı. Niye baktığı çok geçmeden anlaşıldı. Sen kalk mahalleden ben diyim 10 siz deyin 20 köpek arladaşını çağır gel ve bize doğru ürüyerek koş. Ben neyse de !!! Hanımın gözleri fal taşı gibi açıldı. Hemen arabaya doğru yürümeğe başladık. Zamanınca bana çok köpek saldırdığından artık şerbetli gibiyim ama hanım öyle değil, güç bela atladı arabanın içine. Bu arada ben de köpekçede “oğlum bak git anlamına gelen” HOŞT diye köpeklere bağırıyorum ama onların beni taktığı pek yok. Arabanın bagajını açıp bir hamlede küçük baltamı kaptım. Köpekler hoşttan ziyade baltadan afalladılar. Yerden bir kaç taş alıp bir elimde balta, taşları atarak onlara doğru seyirttim. Köpek sürüsü gerisin geri kaçıp benimle kendi aralarına güvenli mesafe koyarak havlamağa çalışıyorlar. Tam o sırada başka bir araç geldi ve araçtakiler inmeden beni ve köpekleri izliyorlar. Köpekler uzaklaşınca ben geri döndüm. Kayalıkları gören burna kadar yürüdük ama aşağıya inen merdivenlerden sahile inecek fırsat bulamamıştık. Gidip oraları görmek istiyorum. Hanımı çağırdım, hanımın bir şey demesine gerek yok! Arabadan inmektense kendini içeri zincirleyecek kararlılıkla bana bakıyor. Mahsuru yoksa ben aşağıya bakacağım deyip onu arabada bırakıp, elimde baltayı sıkı sıkı tutarak aşağı doğru yürüdüm. Burna yakın taşlık plaja inen merdiven var. Oradan aşağıya iniyorum. Evet hanım korktu ama kuytu bir yer bulsam ikna edip kafamdaki kamp ateşi hayalini gerçeğe dönüştüreceğim. Plaj başlı başına tabiat harikası. Hele kayalıklardan sıkışarak kabaran deniz nefes kesici. https://youtu.be/O0Pwo1DE0yE Doğanın bu başına buyruk tavrı beni hep kendine hayran bırakır. Siyaset, sahte nezaket nedir bilmez. Neyse o, kalbi ve dili bir, adamına göre değil herkese aynı davranır. Bu tavır sakinlikte değil harekette daha belirginleşir. ![[Resim: 0370d65bbb41e8e6e07ee49a9a001f34.jpg]](https://uploads.tapatalk-cdn.com/20210114/0370d65bbb41e8e6e07ee49a9a001f34.jpg) Kuytu yer var ama atıştıran yağmur rahat yüzü vermeyecek. Yağmursuz bir gün yeniden gelmek lazım diyerek yukarı çıktım. Bu arada hanımın sabrı tükenmiş olmalı ki beni aramakta. ![[Resim: b849cee78e5d21e9861ed6089f9e4745.jpg]](https://uploads.tapatalk-cdn.com/20210114/b849cee78e5d21e9861ed6089f9e4745.jpg) Köpekler ortada görünmüyor. Hanıma yeniden teklif ettim. Aşağısı gerçekten çok güzel, görsün istiyorum ama keyfi kaçmış bir kere. Artık o saatte kesinlikle oraya dönecek değil. Yedek plan olarak kafamda ilçenin batı yakasındaki Eski Kerpe Burnu var. Navigasyon 4-5 km göstermekte. Direksiyonu oraya kırdık. Dönerken ilçenin içinden geçtik. Kerpe’de köpek nüfusu insan nüfusundan fazla. Her taraf sürüler halinde sokak köpekleriyle dolu. Çevrede tek tük araç park edili halde. Ama bu köpek nüfusu , köpeklerin bölgeselciliği ile orada devamlı yaşayanlar içinde tehlikeli. Kısa sürede batı yakasına vardık. Ama bir problem var. Navinin gösterdiği yol kızıl toprak ve bu yağmurda o yola girip 800 metre gitmek bana pek basiretlice gelmedi. Yolda ilerlemeğe devam ettim. Çok geçmedi yolun sağında bir başka taş plaj göründü. Küçük bir plaj ama deniz tüm heybetiyle orada. Tam solda ormanlığa doğru toprak bir yol görünmekte. Yol tamamen sararmış yapraklarla kaplı. Kenardaki tabelada “Babadağ Yürüyüş Parkuru” yazmakta. O yaprak yüzünden insanın canı parkurda yürümeği çekiyor ama hava müsait değil. Bir dahakine listesine ekledim. Yolun altındaki plajın adı “Kerpe Doğal Havuzu” imiş. Arabayı yürüyüş parkuru girişine park edip aşağıya indik. ![[Resim: d42849e038182f605f43c4862bae8f18.jpg]](https://uploads.tapatalk-cdn.com/20210114/d42849e038182f605f43c4862bae8f18.jpg) ![[Resim: 7280cdcbd997957e94eaa3fb784f8809.jpg]](https://uploads.tapatalk-cdn.com/20210114/7280cdcbd997957e94eaa3fb784f8809.jpg) ![[Resim: a7f601d319000a276cc8a87825333e47.jpg]](https://uploads.tapatalk-cdn.com/20210114/a7f601d319000a276cc8a87825333e47.jpg) Hava hala hafif hafif atıştırdığından arabaya döndük ve yeniden haritaya baktık. Yolun ilerisinde bir başka plaj daha görünüyor. Gidelim dedik. İlerlerken sağımızda bir çay belirdi. Sarı Su Çayı ilerde denize karışıyormuş. Kenardan bile harika görünüyor. ![[Resim: 0c0d83b0b78510d6433d3929ccaa018c.jpg]](https://uploads.tapatalk-cdn.com/20210114/0c0d83b0b78510d6433d3929ccaa018c.jpg) ![[Resim: 854e52fdefd53e0dafa016e4f3cddef9.jpg]](https://uploads.tapatalk-cdn.com/20210114/854e52fdefd53e0dafa016e4f3cddef9.jpg) ![[Resim: ba5fd821538da0f3db2935206ffd63bc.jpg]](https://uploads.tapatalk-cdn.com/20210114/ba5fd821538da0f3db2935206ffd63bc.jpg) Yola devam ettik. Bir yerde yol üçe ayrıldı. Devam etsek Bağırganlıya varacağız. Sola dönsek Kandıraya gideceğiz. Sola kırdım, bir kaç metre sürdüm ki, karşımda Sarı Su Plajı. Sarı Su Plajı adını çaydan almakta. İlk önce Çay ardından Plaj onun ötesinde ise Karadeniz. Çayın kenarından doğu yönüne kırdım direksiyonu. Sağ tarafta İzmit Belediyesi Gençlik Kampı var. Her iki yanı su olan tek araç genişliğinde taşlık bir yolun sonunda ise kuş gözlem evi var. ![[Resim: 4726f854d5dcfd982100f5f66d5ca63b.jpg]](https://uploads.tapatalk-cdn.com/20210114/4726f854d5dcfd982100f5f66d5ca63b.jpg) Bir hevesle arabadan inip gözlem evine seğirttim. Maalesef her tarafı çit ile çevrilmiş ve kapı kilitli. ![[Resim: dc104f44826899eb62fa88a1b6619280.jpg]](https://uploads.tapatalk-cdn.com/20210114/dc104f44826899eb62fa88a1b6619280.jpg) Hemen yanımdan uçup karşımdaki dala kondu bu ardıç kuşu. Diğer adı nar bülbülü imiş. Kuş gözlem kulesi boşuna inşa edilmemiş. Bir dahakine listesine bir satır daha ekledim. ![[Resim: 7ab2b29880dbf8eaadf3b8f5951188f2.jpg]](https://uploads.tapatalk-cdn.com/20210114/7ab2b29880dbf8eaadf3b8f5951188f2.jpg) ![[Resim: e2fba18fd6db6545d831140322e088a9.jpg]](https://uploads.tapatalk-cdn.com/20210114/e2fba18fd6db6545d831140322e088a9.jpg) Saat 4’e gelmiş. Eve dönmeğe karar verdik. Navigasyon biraz önceki Kandıra yönü yolundan bir rota çizdi. Bu arada bu yollarda kullandığım Vodafone ya hiç çekmiyor ya da çok az çekiyor. Ben tedbiren çevrim dışı haritaları yüklemiştim. Böylece internete bağlanmak ihtiyacı olmadan uydu görüntülerinden yolları çok net görebiliyorum. Yola koyulduk. Deniz kenarından ayrıldık diye fazla güzel yer beklemiyorduk ama çok geçmeden yanıldığımızı anladık. ![[Resim: 713bf5a241f6ac2a589d310a6e379240.jpg]](https://uploads.tapatalk-cdn.com/20210114/713bf5a241f6ac2a589d310a6e379240.jpg) ![[Resim: 09c1f4c48760fa44baf27fbba8c9512c.jpg]](https://uploads.tapatalk-cdn.com/20210114/09c1f4c48760fa44baf27fbba8c9512c.jpg) Havanın müsait olduğu bir zamanda burada gecelemek istiyorum. Listeye bir başka satır daha. ![[Resim: 2c4f5272f1b2d9ee2e88a7537d47ea2b.jpg]](https://uploads.tapatalk-cdn.com/20210114/2c4f5272f1b2d9ee2e88a7537d47ea2b.jpg) Her köşesi bir başka cennet memleketin. Okuduğunuz için teşekkür ederim. Tapatalk kullanarak iPhone aracılığıyla gönderildi | | | | Sosyal Medya Alanları- Programları | | Gönderen: Nuri_Kongur - 10-01-2021, Saat: 23:25 - Forum: SOHBET - GEYİK - MİZAH - Cevaplar (16) |  | Mehmet bey forum sohbet kutusunda bugün ortaya WhatsUp uygulamasını kaldırıp kaldırmayacağımızı sormuş, genelde Tapatalk programı ile bağlandığımdan sohbet kutusu uygulamasını pek görmüyorum maalesef. Ama bu konuyu önemli bulduğumdan tartışalım diye forumda başlık olarak açmağı gerekli gördüm. WhatsUp firmasının AB üyesi ülkelere farklı, bize farklı bir politika gütme küstahlığı bir yana, bu işin başka yönleri var gibi. Bizim okul iletişimin kolaylığı ve şimdi bu kovid belası ile WhatsUp uygulamasını çoğu işletme gibi iletişim amaçlı kullanmakta. Aslında ara ara WhatsUp uygulamasının güvenlik riski taşıdığını duyardım. Gmail kullanmakla, epostalarda geçen ürünleri ya da Google arama motorundan yaptığım aramalarda bana ürün odaklı reklam göstermelerini kanıksamıştım. Ara ara Facebook ile ilgili tuhaf hikayeleri de duyardım. Bundan sebep telefonuma kurduğum Facebook ve Google yazılımına mikrofon erişimi vermedim. Geçenlerde WhatsUp’ı açtığımda birden bire bana yeni bir sözleşme olduğunu belirten mesaj belirdi, ben de her sıradan naif internet kullanıcısı gibi “he, he” diyerek geçtim. Daha sonra uygulama açıldı. Dün arkadaşlarımla muhabbet ederken, masada cep telefonlarımız var ama herhangi bir uygulama açık değil, YouTube gezi kanalları, Yırtık Pantolon adlı kanal ve kanaldaki son video olan Brezilyadaki çekimlerden bahsetti arkadaş. Daha sonra başka bir çok şey konuştuk. Siz ister erkek muhabbeti deyin, ister vatan kurtarma. Yağmur başladı bahçede idik, evlere dağıldık. Eve geldim Facebook programını açtım, ve bingo ! Facebook videoların bana tavsiyesi : ![[Resim: 4c2224cceaa381f193804744e67e728b.jpg]](https://uploads.tapatalk-cdn.com/20210110/4c2224cceaa381f193804744e67e728b.jpg) Hele bu yapılan tartışmaların ardından ben buna tesadüf demem. Facebook uygulamasının zaten mikrofon izni yok, ama ne olursa olsun bu ORTAM DİNLEMESİ dir ve bir İSTİHBARAT çalışmasıdır. Ben onların programını kullanmıyorken ben açık rızam olmadan beni dinlemişlerdir. Bugün ticari ürün satar, yarın siyasi fikir!!! Bu çok tehlikeli bir şey, aleni milli güvenlik sorunu. Çok canım sıkıldı. 2016 yılından beri WhatsUp ta arkadaşlarımızla var olan bir grubumuz var. Arkadaşlarla konuştum ve hemen onu taşıdım. Cep telefonumdan WhatsUp, Facebook ve Twitter uygulamarını kaldırdım. Hesabım hala var, fakat ancak bilgisayarla girerim ki ders vermek dışında bilgisayarımı nerede ise hiç açmam. Ne zamandır Twitter’ın trend topic sayfasının herkese aynı görünmediğinin farkındayım. Beğenelim beğenmeyelim Amerikan devlet başkanının kendisi değil, makamına bile sosyal medya şirketlerinin nasıl davrandığı ortada. Bu yaşananlar kovidle birlikte çok şeylere gebe olacaktır. Bu sosyal medya devleri dünyadaki bir çok devletten daha zengin iken, ellerindeki bu gücü korumak için neler yapabileceklerini benim havsalam almaz. Bu mesele sıradan bir şey değil. Böyle yaygın programlarla ortam dinlemesi yapmak bütün dünya için güvenlik sorunudur. O firmada , bu firmada aynı diyerek ferasetimizi kaybetmeyelim, hiç birisi WhatsUp kadar büyük ve diğer platformlarla bu kadar entegre değil. Özetle, Cep telefonundan WhatsUp, Facebook ve Twitter programlarını kaldırdım. Yerlerine BİP, DEDİ ve YAAY programlarını kurdum. Selamlar Tapatalk kullanarak iPhone aracılığıyla gönderildi | | | | Benzin Pompası | | Gönderen: Nevabit - 10-01-2021, Saat: 17:39 - Forum: [Teknik] Elektrik Teknolojik - Kabin İçi - Cevaplar (4) |  | Merhaba arkadaşlar.1994model Subaru impreza var. Benzin pompası arızalandı. Bazen çalışıyor bazen çalışmıyor. Yeni orijinal pompa sordum ama hiçbir yerde bulamadım. Başka pompa uydurma şansımız olur MU. Bi tane denedim pompa çalışıyor ama arabayı çalıştırmıyor. Şimdiden teşekkür ederim | | | | Ocak 2021 İnönü Yaylası | | Gönderen: Nuri_Kongur - 08-01-2021, Saat: 22:01 - Forum: GEZİ SEYAHAT - Cevaplar (22) |  | Aklımdaki yabanda geceleme fikrini ilk kez gerçekleştirdim. Normalde her gün dışarıda çalıştığım ve çalışırken günlük 50-60 kişi ile temas ettiğimden bu kovid kısıtlamaları ve evden çalışmak beni çok darladı. Kapıda Subaru Forester olunca, biraz da YouTube’da izlediğim videolardan aldığım ilhamla araba için ihtiyacım olan ek yatacak yer ve mutfak kısmını yapıp ilk müsait günü sabırla bekledim. Cuma günü dersim yok, Perşembe günü öğlen biten derslerimin ardından bir hızla eşyaları arabaya yükleyip yola çıktım. Hedef İnönü Yaylası idi. Yaylaya çıkarken Başiskele Kirazdere barajı üzerinden giden yolu kullandım Yolun son 10 km’si hariç harika bir yol ve manzara eşliğinde yaklaşık 30 km yol aldım. Bahsettiğim 10 km toprak yol ve yolun kötü olduğunu daha önce haber almıştım. Yine de, yavaş giderim diyerek yoldan sürmeyi göze almıştım. Toprak yolun genişliği nerede ise ancak bir araç geçecek kadar ve yolun diğer yanı her hangi bir bariyer olmadan uçurum. Sonuçta araç 4 çeker, arabaya güveniyorum. Toprak yolun 3. km’sinden itibaren zemin çamurlaşmaya başladı. Hava yağmurlu değildi. Her halde dağdan gelen su yolları bu hale getirmiş dedim kendi kendime. Yol gittikçe dikleşip virajlar keskinleştikçe yolda çamur vıcık vıcık olmaya başladı. Lastikler normal yazlık lastik, hoş kışlık da olsa ya da A/T o çamurda şansları bence aynıdır. Sonuçta çamur lastik gözeneklerini dolduracaktır. 1. 2. viteste dua okuya okuya yola devam ettim. Dönecek kadar genişlik olmadığı gibi, tırmanmayı rampa aşağı frenlemeye daha emniyetli olduğuna kanaat getirdim. Yolda tabela vardı, “üretim ve kesim yeridir, girmek yasaktır” diye . Anlaşılan o bölge orman ürünlerinin üretilip kesilerek toplandığı yermiş. Yolda kocaman bir sarı kamyon görünce yoldaki cıvık cıvık çamurun sebebi anlaşıldı. Kesilen ağaçları taşıyan kamyonlar yolu o hale getirmiş olmalıydı. Allaha şükür yaylaya vardım ve rahat bir nefes aldım. Yaylanın diğer yolu Pamukova üzerinden gelen yoldu ve dönerken emniyet açısından o yolu kullanmaya karar verdim. Yaylanın kuzey girişinde baraka tipi bir kaç ev var. Güney girişinde ise tuvaletler var. Yaylayı bir baştan diğer başa gezip arabayı park edeceğim yeri seçtim. Yaylanın ortasında hayvanların su içebileceği bir yalak yapmışlar. Yalağın başında da bir musluksuz borudan ince ince su akmakta. Gecelemek için ideal dedim. Ufak baltayı alıp kenardan çalı çırpı topladım. Daha önce kamp yapanların oluşturdukları ateş ocağında ateş yaktım. Suyu ısıtıp kendime kahve yaptım. Saat 3 sıralarıydı ortada kimse yok. Hava kış değil bahar havası. Ateşin başında oturup kahvemi içtim. Saatler ilerledikçe karnım acıkmaya başladı. Hava kararmadan yemek işini halledeyim dedim. Kendime hindi tandır, sucuk almıştım. Nasıl olsa 1 gece kalacağımdan o kadar yiyecek almaya gerek duymamıştım. Hindi ve sucuğu çıkarırken yumurtayı unuttuğumu fark ettim. Neyse bir gece can sıkmaya değmezdi. Yemeğimi yedim, bulaşıkları yıkadım. Çayı demlediğimde hava kararmıştı. Çayı termosa koydum. Ortalığı toparlayıp arabaya girdim. Isınmak için elektrikli battaniye, termofor ve uyku tulumum vardı. Termofara sıcak suyu doldurup uyku tulumunun içine koydum. Dışarısı baya serinledi, uyku tulumun içi sıcacık. Camlar buğu tutmaya başladı. Okuduklarımdan, araç içi nefesin yoğuşmasından haberdardım. Ön camı çok az araladım. Yoğuşma rahatsız etmeyecek raddede. Ortalık zifiri karanlık. Hava bulutlu. Ortalıkta bırak yabani hayvanı, köpek bile görmemişim. Ayıların uykuda olmasına güveniyorum ama bu sıcak havadan uyuyamamış olabilirlerdi. Çakal ve kurtlar yabanda boldu. Gitmeden önce YouTube’dan çakal seslerini dinleyerek kulağımı eğitmiştim. Gece bastırmış ama ortalıkta hiç bir ses yok. Şaşırmadım desem yalan olur. Yaban hayatı bizim mahallede yayladan daha fazla sanki. Neyse yanımda tüfeğim var. Arabanın içindeyim. Tüfeğim var ama bir kere atış için çıkardım, iki üç el ateş ettim ve kutusuna koydum. Tüfeğin evde olmasını gerekli buluyorum. Kurtuluş savaşı sırasında milletin evinde tüfek olmasaydı kuvayı milliye de olmazdı. Koskoca Osmanlının o şekilde çakallarca paylaşılacağını halk aklına getirir miydi , getirmezdi elbet. Ben de tedbiren evde av tüfeği bulunduruyorum. Ama dediğim gibi, bir kez nasıl kullanırım diye atış yaptım. Fişeklere ve tüfeğe bir daha dokunmadım. Gereksiz yere, eğlence niyetine havaya fişek sıkmayı ziyan görürüm. Yaylaya çıkarken tüfeği almak feraset gereği. İki kutu da fişek aldım. Arabada duruyor. Hava kararmadan önce tüfeği kutudan çıkardım. Şarjörlerden birine bir kaç fişek taktım. Tüfek yatağın kenarında şarjör ön koltukta yattım. Saat 9 oldu. Uykum gelmeye başladı. Yattım, klasik tuvalet ihtiyacı, küçük su dökmem gerek ama o zifiri karanlıkta zihnimde çakal ve kurt sürüleri canlanmış, bayaa bir sabrettim ama olmayacak. Açtım kapıyı, ayakkabıları giy, kafa lambasını yak, eüzü besmeleyi çekip kötü şeylerden Allaha sığınıp çıktım dışarı. Hava serin. Tek ışık kafa lambam. Ortalıkta çıt yok. Bulutlar olmasa saman yolunu ne güzel izlerdim. Neyse ihtiyacımı görüp araca girdim. Ama uyku kaçtı havanın serinliği ve mini adrenalin salgınından. Tableti açtım, bir dizi açtım izlemeğe. Saat 11’i geçti uykum geldi. Elektrikli battaniyeyi açtım. Aslında ihtiyaç duymamıştım. Termofor yeterince sıcaklık veriyordu. Ama battaniyeyi de denemek istiyordum. Battaniyeyi arabanın aküsüne emniyet açısından bağlamadım. Yanımda Seattan çıkardığım eski aküm var. Akü eski ama zamanınca boşuna erken yenilemişim. 1-2 yıllık daha ömrü varmış akünün, bu başka bir hikaye. Bu sebeple aküyü atmamıştım. 70 amper ama o kadar kuvvetli değildir, ne de olsa 3-4 sene kullanılmış akü. Battaniyeyi bu aküye bağladım. Battaniye sıcacık. Yine uykum geldi. Uyur uyanık durumdayım birden kuvvetli bir ışık huzmesini arabanın içinde hızla geçmesi ile kendime geldim. Baktım uzaktan iki ışık arabaya doğru geliyor. Aslında yolda yürüyorlar ama benim araçta yoldan 2 metre dışarda. Kim bunlar acaba derken vücudumda adrenalin yükselmeye başladı. Tüfeği karanlıkta buldum. Şarjörü de ön koltuktan tedbiren yanıma aldım. Işıklar arabanın yanından geçerken bir iki kez arabanın içine döndü. Camlar buğulu olduğundan içeri görünmüyordur. Adamlar yürüyerek yaylanın Güney girişine doğru devam ettiler. Aceleleri yok, kuvvetli el fenerleri ile çevreyi izleye izleye yürüyorlar. Ara ara duraklayıp bazı yerlere daha dikkatle bakıyorlar, bu arada ben de arabanın içinden onları izliyorum. Sakinim ama kalp atışlarımı duyuyorum. Adrenalin tavan yapmış durumda yani. Neyse , adamlar bayağı uzaklaştı hatta ışıkları artık görünmüyor. Yeniden yatıp uyumağa çalışırken yeniden ışıkları fark edip alarma geçtim. Işıklar benim yönüme doğru yaklaşıyor. Neyse yanımdan geçip gittiler derken durup ışıklarını arabaya doğrulttular. Bir tanesi arabaya yaklaşıp seslendi. Ses tonundan adamların hırlı oldukları belli oldu. Yaklaşıp kendini tanıttı. Benim kim olduğumu sordu. Ben de onlara yanıt verince onlar da rahatladılar. Bir ihtiyacım var mı diye sordular. Yaylanın kuzey girişindeki evlerde oturuyorlarmış. Bir şeye ihtiyaç duyarsam gelmemi istedilet ve hayırlı geceler dileyip gittiler. Gecenin en büyük adrenalin kaynağı bu oldu benim için. Bir iki kere daha dışarı çıkmak zorunda kaldım ama bu sefer yabani hayvan endişesi kalmadı. Sadece soğuğun verdiği rahatsızlık. 1:30’u geçmişti ki uykuya dalmışım. Sabah uyandığımda gün ışımamıştı. Ama ağarmaya başlamıştı. Biraz araba içinde vakit geçirip tembellik ettim. Sonra giyinip dışarı çıktım. Hava sabah serinliği, ne var ki kıyafetlerim beni soğuktan gayet rahat korumakta. Çeşmeden akan sudan çaydanlığı doldurdum. Masayı sandalyeyi dışarı kurdum. Çaydanlığı ocağa koydum. Ateşi yeniden harladım. Su kaynadı. Çayı demledim. Kahvaltıyı hazırladım. Yemeği yedikten sonra yeniden su kaynatıp kahveyi demleyerek termosa koydum. Ortalığı toparladım. Her şeyi arabaya yükledim. Gitmeden önce çevreyi gezmek istiyordum. Tüfeği aldım, şarjörü taktım. Namluya fişeği sürmedim. Emniyet kapalı. Tüfekte tek noktadan kayış var. Daha önce hiç bu tip kayış kullanmamıştım. İlk denemede yadırgadığımdan iki noktadan kayış almağa niyetlenmiş fakat vakit yokluğundan alamamıştım. İyi ki de almamışım, yürüyüş sırasında kullanımına alıştım. Yaylayı bir baştan bir başa dolaştım. Orada bulunan bir mağara var. Mağaranın ağzına kadar gittim, ama bir gezide yaşamağı kaldırabileceğim kadar adrenalin yaşadığımdan kapısından döndüm. Saat 11’e yaklaşırken kontağa basıp yola çıktım. Direksiyonu güney girişine kırıp Pamukova’ya doğru yola çıktım. 4-5 km toprak yol vardı. Bir gün öncekiyle kıyaslanmayacak yoğunlukta çamur vardı yolda. Pamukova’ya kadar manzarası çok güzel bir iniş vardı. Pamukova’dan itibaren basıp geldim. Eve gelmeden önce uğradığım benzinlikte arabayı çamurlarından arındırdım. Hayatımda ilk defa yaşadığım bir çok şey oldu, şimdi düşününce aklı başında bir insan bu kadar ilki bir anda tek başına yaşamaz diyorum, ama dedim ya nasıl bunaldıysam artık, işte böyle. Şimdilik iki video, yarın araba kamerasından yol görüntülerini alırsam onları da paylaşırım. Okuyanlara teşekkür ederim. https://youtu.be/Q7-omGpc7-o https://youtu.be/Qqv6Ct2StP4 Tapatalk kullanarak iPhone aracılığıyla gönderildi | | | | Yedek Parça Sıkıntı | | Gönderen: emre k - 08-01-2021, Saat: 13:57 - Forum: [Teknik] Motor-Mekanik-Şanzıman - Cevaplar (19) |  | merhaba arkadaşlar forumda okuyucu olarak bugüne kadar yer alırken , yazmak farz oldu dün akşam ,saat daha 19:00'da , istanbul bağdat caddesi divan cafe'nin sokağında kaldırımda ayaküstü arkadaşımla sohbet ederken Levorg'umun ( arabamla mesafem 10 m max. ) sağ yolcu kapısı yanına 2 kişi yanaştı. ilk başta dikkatimi çekmedi , bişey de demedim , sonra birisi arabanın üstüne çullandı hayırdır arkadaşlar bişey mi oldu dedik , inşaata araba gelicek de , arabayı çekicez falan tarzı bişeyle söyleyip laf kalabalığı yaptılar . araba çekilecekse ben burdayım dediğim an topukladılar . o an anladım birşey olduğunu ve bingo , kelebek camı kırmışlar (Allah'tan kapıyı açmaya fırsat bulamadılar ) neyse çok üstünde durmadım , cana geleceğine mala gelsin, yarın servisi arar camı değiştiririm dedim. tabii ki fazla iyimser düşünmüşüm . cam olmadığı gibi bugün sipariş versem , kimse teyid etmiyor ama anladığım kadarıyla 2 aydan önce o cam gelmeyecek olduğu gerçeğiyle yüzleştim ( aklınızda olsun bir karış cam 2000 tl ) siz siz olun subaru'nuza gözünüz gibi bakın , her türlü hırsızdan koruyun | | | | Satılık Impreza | | Gönderen: NSYDN - 07-01-2021, Saat: 13:13 - Forum: SATILIK OTOMOBİL - Cevaplar (6) |  | Selamlar Dostlar, Hemen hemen bütün eksiğini gediğini giderdiğim Imprezamı, hayırlısıyla model yükseltmek amaçlı satışa çıkardım. 150.000 KM altı XV ile fark ödeyerek takas ta düşünebilirim. Şimdilik sarı siteye ilan koymak istemedim. Satılsın diye bir acelem de yok. Ama forumdan birine giderse içim rahat eder. İlgilenenler için kırmızı site ilan linki aşağıdadır. https://www.arabam.com/ilan/sahibinden-s...a/16362722 | | | |