| Hoşgeldin Ziyaretçi | Mesaj atabilmek için forumumuza kayıt olmalısınız. | | Forum İstatistikleri | » Üye Sayısı: 3,984 » En Son Üyemiz: Olive90P11 » Konu Sayısı: 5,575 » Mesaj Sayısı: 75,491
Tam İstatistik | | En Son Konular | Ekonomik iktidarlık olmad... yazar frtzencir 7 dakika önce | Subaru BRZ Yol Testi yazar nitro37 21-09-2026, Saat: 13:16 | Subaru Outback Dizel 2.0 ... yazar nitro37 17-09-2026, Saat: 12:30 | Subaru Boxer Motor / Lpg ... yazar nitro37 14-09-2026, Saat: 13:57 | Subaru Crosstrek 2.0 Hybr... yazar nitro37 14-09-2026, Saat: 10:07 | SUBARU KATALİTİK KONVERTÖ... yazar nitro37 14-09-2026, Saat: 10:06 | Lastik Tavsiyesi yazar nitro37 09-09-2026, Saat: 09:13 | Tanışma yazar W.BugrA 08-09-2026, Saat: 12:40 | Subaru Crosstrek 2.0 Hybr... yazar nitro37 08-09-2026, Saat: 12:09 | XV Dönüşlerde Gelen Ses yazar Esoğuz 07-09-2026, Saat: 14:03 | AT Oil Temp Işığı Subaru'... yazar nitro37 04-09-2026, Saat: 18:59 | Japon bilmecesi "viskoz" yazar muallim54 02-09-2026, Saat: 17:00 | SUBARU JANT ONARIM KAYNAK... yazar nitro37 01-09-2026, Saat: 13:59 | Ön Cam yazar nitro37 28-08-2026, Saat: 20:25 | Subaru Forester XT Test B... yazar nitro37 28-08-2026, Saat: 11:38 | Subaru Lastik Seçimi / La... yazar nitro37 26-08-2026, Saat: 15:12 | Subaru Hybrid Boxer Motor... yazar nitro37 23-08-2026, Saat: 14:20 | En iyi modifiye edilmiş a... yazar frtzencir 22-08-2026, Saat: 18:36 | | | | Turbo Nedir ? Turbo Çeşitleri Nelerdir ? | | Gönderen: nitro37 - 17-12-2017, Saat: 23:22 - Forum: TEKNİK - Cevaplar (6) |  | ![[Resim: elektrikli_turbo.jpg]](https://2.bp.blogspot.com/-xbVi6sYvM20/VmBT_6g-arI/AAAAAAAAk2E/AtkLCzbZfi0/s640/elektrikli_turbo.jpg) Turbo teknolojisi günden güne gelişiyor ve artık daha verimli çalışan ve yüksek güç üretilmesini sağlayan turbo teknolojileri mevcut. Bu sayede artık 1.0 litrenin altındaki motor hacimlerinden bile 1 tonun üzerindeki otomobillere yetecek miktarda güç üretilebiliyor. BMW'nin 2016 yılında tanıtılacak 5 Serisi ve yeni tanıtılan 7 Serisi'nde sunmayı planladığı 4 turbolu motor bu konuda nasıl bir noktaya geldiğimizi açıkça gösteriyor. Turbo nedir? Nasıl çalışır? Turbolar genellikle adet sayısına ve teknolojisine göre sınıflandırılırken aslında esas olarak T harfi ve çeşitli rakamlarla sınıflandırma yapmak gerekir. Bu sınıflandırma turbo konusunda lider marka olan Garett firması tarafından yapılmıştır. Ancak biz hem "sınıf" hem de adedine göre ayrı ayrı sınıflandırma yapacağız. Ancak bilinmesi gereken "flanş tipi ve turbo büyüklüğü" ile "adet ve teknoloji" birbirini bağlamaz. Örneğin çift turbo bir sistemde hem rulmanlı hem rulmansız iki ayrı turbo bulunabilir. Biz sınıflandırmayı daha iyi anlaşılabilmesi için iki farklı açıdan yaptık. Bunun nedeni "flanş tipi ve turbo büyüklüğünün" daha teknik olması sonucu bir çok kişi tarafından bilinmemesi. Diğer taraftan örneğin tek turbo ve iki turbo terimleri bir çok kişi tarafından bilinmektedir. Turbo ne kadar zamandır kullanılıyor? Turbonun tarihçesi - Flanş tipi ve turbo büyüklüğüne göre sınıflandırma
Bu sınıflandırma GARETT tarafından yapılmıştır ve temel olarak turbonun emdiği hava miktarına ve egzoz manifolduna birleştiği flanşın tipine göredir.- Kaymalı Yataklı (Rulmansız)
En yaygın ve ucuz tip turbolardır. Türbinin mile oturduğu yerde yüzük şeklinde bir yatak mevcuttur. Mil bu yatak içerisinde döner ve yağlanır. Ucuz ve tamir edilebilir olması nedeniyle otomobil üreticileri tarafından yaygın bir şekilde kullanır. 3, 4, 3/4 hava emiş kapasitesi ve flanş tipini vurgular. Rulmanlar sürtünmeyi azaltarak hareketi kolaylaştırır. Bu tip turbolarda türbin pervanesi şafta bilyalı yatakla yani rulmanla oturması sayesinde pervanenin kalkış hareketi daha rahat olur ve daha yüksek devir sayılarına ulaşabilir. Bu sayede türbin pervanesi %30 daha hızlı dönebilir ve daha fazla havayı emebilir. Bunun sonucu olarak da daha küçük bir türbinle T3/T4 ve T3/4 tipin ürettiği güçler elde edilebilir. Bazı modellerinde tamiri mümkün değildir ve sistemi komple değiştirmek gerekebilir. G harfi rulmanlı olduğunu, 25,30,35 rakamları ise hava emiş kapasitesi ve flanş tipini vurgular. Turbo ile supercharger arasındaki farklar nelerdir? Turbo türbinleri genellikle döküm tekniği ile üretilirken GTX türbini bütün halindeki bir metal parçasından CNC tekniği ile işlenerek üretilir.Daha uzun sürede ve yekpare bir metal malzemeden üretilmeleri nedeniyle oldukça pahalıdır ancak çok daha yüksek dönüş hızlarına ve sıcaklığa dayanabilir. Bu sayede daha çok yüksek güç üretebilirler. Oldukça yüksek performanslı modellerde ve yarış otomobillerinde bulunur. - Turbo adedi ve teknolojisine göre sınıflandırma
Motor silindirlerinden atılan egzoz gazları manifoltda toplanarak tek bir turbo üzerinden geçerek güç üretir. Günümüzde bir çok otomobilde tek turboya sahip motorlar mevcuttur. Bir adet turbonun ve farklı kanatçık ve salyangoz teknolojisin olmadığı en basit tipteki turbodur. Günümüzde bir çok otomobil bu tip standart turbo teknolojisine sahip motorlar ile üretilir. Ucuz ve basit olması nedeniyle özellikle ekonomik denilebilecek modellerde sıklıkla tercih edilir. - Değişken Geometrili Turbo (Variable Geometry Turbo - VGT)
Düşük devirlerde egzoz gazının basıncını artırabilmek için açılıp kapanabilen kanatçıkların olduğu bir turbo sistemidir. Bu sayede düşük devirlerde daha yüksek tork elde edilebilir. Günlük bir örnek ile açıklanacak olursa hortumdan düşük basınçla akan suya parmak basarsak basıncı artar ve daha tanzikli bir hal alır. Bu sistem alt devirlerde basıncı düşük olan egzoz gazının geçiş aralığını daraltarak gazın basıncını artırır ve türbinin daha hızlı dönmesini sağlar. Bu sayede özellikle düşük hacimli motorlardan alt devirlerde yeterli miktarda tork elde edilir. Turbo motorlarda intercooler ne işe yarar? Aşağıdaki animasyonda ilk olarak bu sistemin olmadığı bir turboyu ardından da eklenen kanatçıklarla VGT sistemini göreceksiniz. Ayrıca yüksek devir bantlarında açılarak egzoz gazının debisinin nasıl ayarlandığını görebilirsiniz. - Çift Kanallı Turbo (Bölünmüş Kanallı - Twin Scroll Turbo - Divided Turbo)
İsminde bulunan Twin kelimesiyle bir çok kişiye sistemde iki adet turbo olduğunu anımsatsa da aslında durum böyle değildir. Tek bir turbo salyangozu ve türbin pervanesi mevcuttur ancak egzoz gazı iki farklı kanaldan gelir. Kanallardan bir tanesi daha dar olan yüksek hız, daha geniş olan ise yüksek hacim kanalıdır. Egzoz gazı çıkışlarının yarısı yüksek hız kanalına bağlıyken diğer yarısı yüksek hacim kanalına bağlıdır. Turbolu ve atmosferik motorlar arasındaki farklar nelerdir? Düşük devirlerde yüksek hız kanalından egzoz gazı gelirken, yüksek hacimlerde diğer kanaldan da egzoz gazı gelir. Bu sayede değişken geometrili turbo sistemlerinde bahsettiğimiz hortum örneğine benzer bir şekilde egzoz gazının düşük devirlerde basıncı artırabiliriz. Düşük devirlerde 1. ve 3. silindirlerden gelen egzoz gazı turboya dar kanaldan gelir ve bu sayede gazın basıncı daralma sayesinde artar. Motor devri yükseldikçe yüksek hacim kanalından da egzoz gazı gelir ve ihtiyaç olan gaz debisi sağlanır. (Alt ve üstteki resimlerde belirtilen sarı ve kırmızı renkler terstir) BMW'nin bir çok modelinde bu tip bir turbo görev yapmaktadır. - Çift Turbo (iki adet)
- Bi - Turbo (Sequential - Sıralı turbo)
Bir adet küçük ve bir adette büyük turbo bulunur. Küçük turbo dönme kolaylığı nedeniyle düşük devirlerde devrede iken büyük turbo daha yüksek devirlerde devreye girer. Bu motora örnek olarak VW Amarok'da da kullanılan 2.0 litre turbo-dizel 180ps ünite gösterilebilir. - Twin Turbo ([b]İkiz-Parallel- Paralel turbo)[/b]
Bir biri ile eşit büyüklükte iki adet turbodan oluşur. Genellikle iki küçük turbonun kullanılması ile oluşan bu sistem tek turbolu sistemlerdeki turbo boşluğunu (turbo-lag) azaltabilmek için tercih edilmiştir. 2006 BMW 3.35i ve 2004 Audi RS6 bu tip bir motora sahiptir. Turbo boşluğunu azaltacak 3 yeni teknoloji Farklı çeşitleri bulunsa da genellikle Bi-Turbo sistemlere 1 adet daha küçük turbo eklenmesiyle elde edilir. Bu motora en güzel örnek BMW M550d modelinde bulunan 3 litre hacminde 6 silindirli dizel motordur. Bu motor 381ps güce ve 740nm torka sahiptir. Düşük devirlerde birinci.küçük turbo devreye girer, orta devirlerde büyük turbo da eklenir ve 2 turbo beraber çalışmaya devam eder. Yüksek devirlerde ise ikinci küçük turbo da devreye girer ve 3 turbo da beraber çalışır ve bu sayede oldukça yüksek güç ve tork elde edilirken oldukça iyi bir şekilde devir bantlarına dağılmış olur. - Dörtlü Turbo (Quad-Turbo)
4 adet eşit büyüklükteki turbodan oluşan bu sistem 8 litre W16 motora sahip Bugatti Veyron modelinde kullanıldı. 2 adet VR8 motorun birleştirilmesi ve her VR8 motora iki adet turbo eklenmesiyle oluşturulan bu motor 1000hp güç ve 1250nm tork üretiyor. Ayrıca 1200hp güce sahip bir versiyonu da bulunuyor. Bu motordaki turbo sistemi için 2 X twin turbo denilebilir. [img=320x0]https://2.bp.blogspot.com/-c0_Etgb_poc/Vl9BPPTS1gI/AAAAAAAAk0E/d1O49QkatVg/s320/Bugatti%2BVeyron%2BW16%2Bengine%2Bflow%2Bdiagram.jpeg[/img] sekizsilindir/alıntıdır | | | | İkinci Elde Bireysel Araç Kontrol Teknikleri | | Gönderen: nitro37 - 16-12-2017, Saat: 13:14 - Forum: TEKNİK - Cevaplar (8) |  | Merhaba sevgili üyeler, İkinci el araç alırken nelere dikkat edilmeli? Bu konuda kendi kontrolümüzü nasıl yaparız? Bir kaç teknik detay ile anlatmaya çalışacağım. Bunun için ''ikinci elde bireysel araç kontrol teknikleri'' konusunu açıyorum. Tabi burada herkesin kendine has yöntemleri muhakkak vardır. Ben genel olarak kendime has edindiğim sanayi tecrübemi dilim döndüğünce aşağıda anlatmaya çalışacağım. Bu anlatım tamamen araba konusunda deneyimli olmayan arkadaşlarımız içindir. Tecrübesi olan arkadaşlara bir lafım olmadığı gibi onların yöntemlerine de saygım sonsuzdur. 1) Dış kontrol Kaporta boya konusunda işin ehli bir servisten yardım almak en mantıklısı olsa da, bazı durumlarda aracı servis yada benzeri yerlere götürmemiz mümkün olmaz. Böyle durumlarda kendi kontrolümüzü kendimiz yapmamız gerekir. Peki bunu nasıl yapacağız? A- Boyalı Parça Kontrolü: Öncelikle baktığımız aracın kaportası mutlaka temiz olmalıdır. (Sahibi aracı kirli getiriyor ve bunun için vakti olmadığını söylüyorsa hanesine -1 yazılmalıdır) Aracımız temiz denk geldi diyelim. Aracı güneş ile aranıza alın. Boyunuzu tavan seviyesine getirerek gözünüzle nişan alır gibi tavandaki güneşin yansımasına bakın. Bu yansımada kılcal çizikler olabilir. Fakat tavanın yansımasında ufak tozcuklar ( tozcukları elinizle sildiğiniz de gitmeyecek ) veya portakal kabuğuna benzer kabarıklar var ise bu boyalı olduğu anlamına gelir. Aynı hareketi diğer parçalar içinde parçanın boyuna inerek uygulayabilirsiniz. Diğer bir yöntem ise boyasına baktığımız parçanın bitim yerlerindeki varsa lastik fitil altlarına bakmak olacaktır. Genelde boyacılar fitilleri boya öncesi sökmek yerine üzerini bant ile maskeleyerek boyama işleri yaparlar. Eğer ki fitil altlarında pul pul atmalar yada vernik akıntıları var ise yine o parçanın boyalı olduğunu anlamış oluruz. Diyelimki kapının boyasına bakacağız. Eğildik güneşi karşımıza aldık ve baktık herhangi bir şey göremedik. Kapıda fitil de yok. Peki nasıl boyalı olduğunu anlarız. İşte son yöntem burda işe yarıyor. Kapının menteşe yada kilit bölümüne eğilip kaportanın içe dönen kısmına bakacağız. Burada boyalı parça kenar kısmından içe dönerken bir çizgi ile kesilir. Bu çizgi maskeleme bandı çizgisidir. Bu çizgi var ise yine o parçanın boyalı olduğunu anlamış oluruz. B- Değişen Parça Kontrolü: Aracın öncelikle tüm parçalarının ön arka tampon dahil birleşim yerlerindeki boşlukları kontrol edilmelidir. Tüm boşluklar sağlı ve sollu olarak eşit olmalıdır. Örneğin sol çamurluğun kaput ve sol kapı ile olan aralık boşluğu eşit olması gerektiği gibi, aynı boşluğun sağ tarafla da eşit olması gerekir. Aracı genel olarak gözle kontrol ettik. Bütün boşluklar eşit peki bu değişen olmadığı anlamına mı gelir. Tabi ki hayır. Kaput ve kapı menteşeleri üzerinde bulunan vidalar ile çamurluk bağlantı vidaları iyice incelenmeli, bu vidaların üzerinde çizik, boya atması kısaca anahtar izi var mı bakılmalıdır. Eğer vidaların üzerinde tahribat var ise bu o parçanın en azından değişmese bile sökülüp takıldığını gösterir. Yine diğer bir yöntem kapı ve kaput içlerinde fabrikasyon düz bir fitil bulunur. ( Kapının hemen içe bakan kenarında dır)Bu fitil aracın rengindedir. Tırnağımızı bu fitile bastırarak sertlik kontrolü yaparız. Sert ise problem yok, yumuşak ise parça değişmiş demektir. C- Ağır Kaza şase Kontrolü: Araca baktık ve ön tarafta bir iki parçada değişim yada sökülüp takılma tespit ettik diyelim. Yada hiç bir şey tespit edemedik ama içimiz rahat etsin diye önden kazası var mı ona bakmak istiyoruz. Kaputu açtık motor karşımızda. İlk olarak farları elimizle tuttuk ve sallamaya çalıştık. Farlar oynamıyor sağlam deyip ön panele baktık yani farların tutturulduğu bölüme. Burada da yine ön panel bağlantı yerlerine bakıyoruz. Vidalar genelde fabrikasyon işaretli veya boyalı olur. Diyelim ki vidada işaret yok ama boya var. Vida üzerindeki boyayı tırnağımızla kazımaya çalışıyoruz. Boya çıkarsa bilin ki panel sökülmüş yada değişmiş ve aynı renk sprey boya ile vida başları boyanmış demektir. Sırayla radyatör bağlantı yerlerine bakıyoruz bütün vidalar eşit çeşit olmalı. Atıyorum aynı parça üzerindeki vidalardan Sağ taraftaki vida somunlu sol taraftaki yıldız kafa ise problem var demektir. Sıra geldi amortisör kulelerine. Cep telefonunun fener ışığını yakıp önce amortisör altındaki şase koruyucu saça bakıyoruz. Üzerinde herhangi bir çekiçleme, kaynak, boya vs var mı. Diyelim ki her şey tamam hatta boyası gıcır gıcır duruyor buda tehlike demektir. Motor iç aksam boyası asla dış kaporta boyası gibi olmaz. Gözümüzle inebildiğimiz kadar derinlere iniyoruz fenerle beraber tabi. Tampona doğru geldik görebilirsek ana şase uçlarını kontrol ediyoruz aynı yöntemle. Kaynak, parlak boya, Çekiçleme var mı. Amortisör bağlantı yerlerinde varsa koruyucu kapağı kaldırıyoruz ve amortisörü bağlayan somunların diplerine bakıyoruz. Burada da dikkat edilmesi gereken şey, somunların diplerinde kılcal çatlaklar yada paslanmalar var mı. Önden yada ön düzenden kaza yapmış aracın amortisör başlarında da deforme muhakkak olur. Bunlara dikkatlice bakıyoruz. 2) Motor Kontrol Yine Aracı motor testine götürebileceğimiz bir servis imkanı yok ise kendi testimizi kendimiz aşağıdaki gibi yapabiliriz. Motor kontrol testi 3 türlü yapılır. Bunun formülüne kısaca GES denir. G- Gözle Kontrol: Burada motor kaputu açılır ve genel olarak motorun yapısına ve duruşuna bakılır. Yine fener yardımıyla motor alt kısmından üst kısmına doğru herhangi bir yağ kalıntısı, paslanma, kopuk yada kopmaya yüz tutmuş kablo, soket fiş, uyduruk lehimlenmiş kablo var mı buna bakılır. Bilinmelidir ki her motorun üzerinde ki kablo hortum vs gibi elektrik düzenekleri düzgün bir sıra ve sistem ile yerlerinde durması gerekir. Hiç bir motorda gereksiz uzun kablo yada plastik kelepçe ile tutturulmuş hortum bulunmaz. Kaput açıldığı anda düzenli motor kendini belli eder. Her şey olması gerektiği yerde ise zaten sizin de dikkatinizi çekecektir. Gereksiz temiz olan motorlar yada parlatılmış olan aksamlar sizleri yanıltabilir. Böyle temiz motorlarda aracın yağ pompa bağlantısı ile üst kapak birleşim noktalarına bakılmalıdır. Her sağlam motorun az da olsa bir miktar yağ atması normaldir. Ama çok temiz ise incelemenin daha detaylı yapılması gerekir. Bunun için sırayla Radyatör hortum bağlantı noktasında paslanma, motor su deposu üzerinde sararma( Yedek depo değil) Üst kapak contasında sıvı akıntı izleri (sarı yada siyah renk. Sarı ise su, siyah ise yağ) varmı iyice gözle kontrol edilmelidir. Bu izlenimler var ise o araçtan kaçınılmalıdır. E- Elle Kontrol: Burada gözle kontrol bittikten sonra aracın tüm kapakları ( Yağ, su vs )elle kontrol edilmelidir. Kapaklar sağlam boşa dönen kapak yok diyelim. Tüm hortumların ve kelepçelerin sıkılığını el ile deniyoruz. Tek tek hortumları büküyoruz çatlak patlak var mı bakıyoruz. Tüm soketler fişler el ile tırnağına bastırılmadan sökülüyor mu deniyoruz. Aracın sigorta kutusunu açıp, içindeki sigorta panellerinin diplerinde yanma, plastik bölümde erime var mı kontrol ediyoruz. S- Sıkıştırma: Motor çalıştırılır. Lpg var ise aracı benzine alınır. Motor rolantide çalışırken üzerine elimizi koyup titreme, sallanma varmı bakılır. Her şey normal diyelim motor saat gibi çalışıyor. Araca gaz kelebeğinden peşpeşe ve hızlıca yüksek devir çevirtip egzoza bakıyoruz. Her hangi bir duman atma varmı. Burada dikkat edilmesi gereken şey araca gaz verirken hızlı bir şekilde seri ve en az 3-5 kez tekrarlamaktır. Duman varsa sorun var demektir. Sonra Yağ kapağını ve yağ çubuğunu söküyoruz. Yine kelebekten gaz vererek hem yağ çubuğu girişine hemde yağ dolum yerine bakıyoruz. Herhangi bir duman yada yağı köpürterek dışarı attırma varmı izliyoruz. Varsa yine sorun var demektir. ( Sorunların nedenlerini yazmıyorum çünkü 50 tane nedeni olabilir) Elektronik gaz kelebeği olan araçlarda bu işlemi araç içinden birinin yapması gerektiği için ya 2 kişi gidilmelidir yada araç sahibinden rica edilmelidir. Rolantide yapacağımız kontroller artık bitti. Sıra geldi motor yol testine. Bu işlemi yaparken aynı zamanda şanzıman ve yürüyen aksam kontrolleride yapılmalıdır 3) Motor, Şanzıman ve Yürüyen Aksam Testi A- Motor Testi: Araç ile yola çıktıktan sonra devir ve hız göstergeleri göz hapsine alınmalıdır. Geneli itibari ile araçların devir göstergeleri 3. vites den sonra hız göstergeleri ile 3bin devirde aynı hizada bulunmaları gerekir. Bunu çoğu kişi yanlış anlıyor. Şöyle açıklayayım. Manuel yada eski otomatik vites arabalarda, kalkıştan itibaren seri bir şekilde dip gaz veya vites atarak gittiğinizde motor 3. vitese geldiğinde devir ibresi hız ibresi ile saat yönünde aynı hizada olması gerekir.( 0/100 Videolarım da var) Olmuyorsa motor kondisyonu düşük demektir. ( cvt yada benzeri şazımanlarda geçerli değildir) Yine bir başka test ise aracın devir göstergesi seri bir şekilde 3. vitese kadar aralıksız duraksamadan ilerlemesi gerekir. Aralarda tutukluk bekleme gibi hareketler gösteriyorsa yine motorda sorun var demektir. Başka bir teste şu yolun sağ tarafında park etmiş araçlara yakın geçerek motor alt kısmından, egzozdan vs gelen sesler varmı dinlemektir. Motor alt kısmından çıkan sesler ona en yakın engele çarparak merkezine geri döner, sizde bu sırada camı açıp gelen sesleri dinleyebilirsiniz. Duyacağınız ufak patlamalar, şıkırtılar, sürtünme sesleri, gıcırdamalar önemli yada önemsiz sorun teşkil eder. B- Şanzıman Testi: Diyelim ki otomatik şanzımanlı bir araca bakıyoruz. Aracın içindeyiz. Vitesi D konumuna aldık. Ayağımızı gazdan çekiyoruz. Araç yola akmaya başlarken çok hafif sanki sağ ayağımızın altında yumurta varmış da kırmak istemiyormuşuz gibi gaz pedalına dokunuyoruz. Araç 2. vitese geçerken şanzımandan sanki tokat benzeri bir itme, ses hissedersek şanzıman sıkıntılı demektir. Diyelim ki ses gelmeden araç 2. ve diğer viteslere düşük hızda ve devirde rahat geçiyor. Araca aniden kingdown yaptırıyoruz ve bu sırada devir göstergesini yine göz hapsine alıyoruz. Eğer ki devir, üst sınırı olan bölüme gelmeden şanzıman vites atarsa sorun yok ama üst sınırda bekleme yapıp geçiyor veya biz ayağımızı gazdan hafif çekince vites atıyorsa yine şanzıman da sorun var demektir. Manuel şanzımanda ise araç durur pozisyonda 5 yada 4 vitese takılır ve ayak debriyajdan çekilerek araç yürütülmeye çalışılır. Araç yürürse baskı balata bitik demektir. Ama yürümez araç stop ederse baskı balata iyi demektir. Daha sonra sırasıyla vites geçişlerinde sallanma, bulunduğu vites den ufak bir hareketle çıkacakmış gibi olma durumları var mı kontrol edilir. C- Yürüyen Testi: Eğimsiz ve düz bir yolda araç ile seyir halinde iken, eller direksiyondan çekilir. Araçta sağa sola çekme var mı bakılır. Belli bir hıza ulaşıldığında frene sertçe basılır. Bu esnada yine direksiyonda titreme yada sağa sola doğru asılma var mı incelenir. Hafif çukurlu yada stabilize bir yola geçilir. Araç durdurulur. Tüm camlar kapatılır. Araç ile tam sağ yada tam sol yapılır bu arada direksiyondan ses geliyor mu bakılır. Sonra hafifçe gaza basılır, fakat bu esnada eller direksiyonda olmaz. Direksiyonun kendi kedini toplaması izlenir. Eğer ki direksiyon kendini toparlıyorsa sorun yok. Ama el yardımı istiyorsa sorun var demektir. Sonra tekrar yola çıkılır kasisli yerlerden geçerken alt takımdan ses geliyor mu dinlenir. Bu yazdıklarım kendi deneyimlerimdir. Bana göre önemli olan hususları yazdım. Her marka model araca uygulanabilir. Subaruya özel değildir. Subaru için örneğin forester, bu kontrollerin dışında extra olarak; - Arka Amortisör kontrolü - Xt ise Turbo balans, Turbo basınç ve Turbo yağ kontrolü - Krank keçesi, Buji oringleri, Kartel contası kontrolü yapılmalıdır. Bunuda zaten arabadan anlayan biri değil iseniz nasıl yapıldığını anlatsamda pek işe yaramaz. Servise gitmeniz gerekir. Umarım ihtiyacı olan arkadaşlara yardımcı olabilmişimdir. | | | | Subaru Forester 2005 XT | | Gönderen: Adem61 - 15-12-2017, Saat: 22:49 - Forum: ALINIK OTOMOBİL - Cevaplar (63) |  | Iyi aksamlar arkadaslar. Konuyu dogru yeremi actim bilmiyorum. Face sayfamizda bir arkadas 2005 forester xt`sini satmak icin paylasimda bulundu. Aracla sg garaj hasan usta ilgilenmis bu gune kadar. 10000km once stok olarak motor yapmislar. Lpg var. Motor sanzumanda sikinti yok dedi arkadas. Kaza hasar kaydi yok diyor. Ankarada nerede gosterebilirim araci? Ilani baska bi yerde yok bu arada. Sent from my HUAWEI CRR-UL00 using Tapatalk | | | | Subaru Forester Air bag Lambası Sorunsalı 2003 - 2005 | | Gönderen: Salim - 15-12-2017, Saat: 10:14 - Forum: [Teknik] Elektrik Teknolojik - Kabin İçi - Cevaplar (10) |  | 2004 forester xt sahibiyim forumdan dostlar bilir paylaşmak istedim yardımcı olur diyerekten. Kronik oldugunu ögrendigim airbag lambam bir sabah yanmaya başladı ,haliyle kıl biri olduğumdan canımı sıktı , forumdan özgür abiyle konustugumda aynı problem kendinde de olduğunu ögrendim.Verdigi tavsiye üzerine soketi koltuk altından bulup kontak kapalı konumda iken söküp taktım yine fayda görmedi . Solugu sanayide elektrikci arkadasımda aldım bosch uygulamasını ecu ye taktı ama oda olmadı. En son dedim sönersende sönmessende diyerek kabullenip cıktım,ilginctir koltugu ileri geri tesadüf sertce yerine oturttum arabayı çalıştırdım bir de baktım ki sensör ışıgı sönmüş. Tavsiyem başınıza gelirse yapacagınız sunlar olsun: Soketi söküp takın,koltugu ileri geri sertce oynatın kendiliginden sönme ihtimali var.Kontağın kapalı oldugundan emin olun açıkken soketi çıkarmayın.Zenner diyotunda kesin çözüm oldugu söyleniyor direnc takılarak. | | | | Subaru İmpreza 1.5 ManuelBenzinli 115 Binde | | Gönderen: Praxis - 15-12-2017, Saat: 10:00 - Forum: SATILIK OTOMOBİL - Cevaplar (15) |  | Arkadaşlar aracımı satmak istiyorum.Manuelde zorlanıyorum.Yeniden subaru almayı düşünüyorum.Bağ bahçe işlerimizde olduğundan önceliğim otomatik foreste almak.Aynı aracın 2008 üsti hb otomatiğiyle de takas yapabilirim.Açıkcası kendi otomatik aracımı sattığıma pişman oldum.Sonrasında başka araç kullandım ama aklım gönlüm subarudan geçemedi. Araç beyaz renkte.Tavan hariç boyalı.Hasar kaydı yok.Değişen yok.Ağır bakımları triger vs 2 ay önce tork garajda değişti.Oldukça seri çekişi iyi.Benzinli.İlgilenen olursa. 502222539.İlan numarası | | | |