| Hoşgeldin Ziyaretçi | Mesaj atabilmek için forumumuza kayıt olmalısınız. | | Forum İstatistikleri | » Üye Sayısı: 3,984 » En Son Üyemiz: Olive90P11 » Konu Sayısı: 5,575 » Mesaj Sayısı: 75,491
Tam İstatistik | | En Son Konular | Ekonomik iktidarlık olmad... yazar frtzencir 1 saat önce | Subaru BRZ Yol Testi yazar nitro37 21-09-2026, Saat: 13:16 | Subaru Outback Dizel 2.0 ... yazar nitro37 17-09-2026, Saat: 12:30 | Subaru Boxer Motor / Lpg ... yazar nitro37 14-09-2026, Saat: 13:57 | Subaru Crosstrek 2.0 Hybr... yazar nitro37 14-09-2026, Saat: 10:07 | SUBARU KATALİTİK KONVERTÖ... yazar nitro37 14-09-2026, Saat: 10:06 | Lastik Tavsiyesi yazar nitro37 09-09-2026, Saat: 09:13 | Tanışma yazar W.BugrA 08-09-2026, Saat: 12:40 | Subaru Crosstrek 2.0 Hybr... yazar nitro37 08-09-2026, Saat: 12:09 | XV Dönüşlerde Gelen Ses yazar Esoğuz 07-09-2026, Saat: 14:03 | AT Oil Temp Işığı Subaru'... yazar nitro37 04-09-2026, Saat: 18:59 | Japon bilmecesi "viskoz" yazar muallim54 02-09-2026, Saat: 17:00 | SUBARU JANT ONARIM KAYNAK... yazar nitro37 01-09-2026, Saat: 13:59 | Ön Cam yazar nitro37 28-08-2026, Saat: 20:25 | Subaru Forester XT Test B... yazar nitro37 28-08-2026, Saat: 11:38 | Subaru Lastik Seçimi / La... yazar nitro37 26-08-2026, Saat: 15:12 | Subaru Hybrid Boxer Motor... yazar nitro37 23-08-2026, Saat: 14:20 | En iyi modifiye edilmiş a... yazar frtzencir 22-08-2026, Saat: 18:36 | | | | Merhaba. | | Gönderen: OsmanTolga - 27-12-2017, Saat: 15:54 - Forum: Tanışma Kendini Tanıtma - Cevaplar (7) |  | Merhaba. Osman ismim. İstanbul'da yaşıyorum. Reklamcıyım. 43 yaşımdayım. Sağ olsun Özgür Kızılkaya arkadaşımızın davetine icabetle foruma katıldım. 2008 model Forester sahibiyim. Yeni forumumuz hayırlı olsun. Herkese çok selamlar. | | | | Yatırım Amaçlı Araç Almak | | Gönderen: Praxis - 27-12-2017, Saat: 14:55 - Forum: OTOMOTİV SEKTÖRÜ GÜNDEM - Cevaplar (8) |  | http://www.tuketicifinansman.net/2013/06...ir-mi.html Sıklıkla karşılaşmışızdır; Model yükseltmek için satıyorum. Para biriktiremiyorum; bu yüzden araba alıyorum. Peki yatırım amaçlı ya da yatırım olmasa bile birikim amaçlı araba almak ne kadar mantıklı? 80' li -90'lı yıllarda tıpkı teknolojik eşyalarda olduğu gibi üretim azdı ve araç almak hayli pahalı bir ihtiyaçtı. Doğal olarak da prestij için değil ancak gerçekten ihtiyaç için alınıyordu. Satmak istendiğinde de iyi bir fiyattan satılıyordu. Oysa günümüzde artık her şeyin hızla eskitildiği tüketim kültüründe araç da aldığınız anda değer yitiren metaya dönüşüyor.Sürekli daha fazla harcamayı güdüleyen şartlarda özellikle gençlerde ''Bir daha bu yaşta olmayacağım'' mantığıyla araç almak ve borçlanmak hayli yaygın. Unutulmaması gereken nokta tıpkı sağlıkta olduğu gibi en iyi yatırım genç yaşta başlanan yatırımdır. Araç her geçen zaman model yılının eskimesinden dolayı pirim yapması söz konusu değildir. Ayrıca da kazayla karşılaşma olasılığını ve değer yitirme durumunu dikkate aldığımızda mevcut piyasa koşullarında araca yatırdığınız para istikrarlı şekilde enflasyon karşısında eksilir. Üzerine bir de kredi kullanılıp borçla alınırsa aldığınız araç düşündüğünüz miktarın daha da üzerine çıkar. Peki bu işten hiç mi para kazanılmaz? diye soran ola bilir. Kazanılır tabi ki. Eğer bu işi profesyonel olarak yapıyorsanız kazanılır. Filo şeklinde sıfır araç alımlarında uygun indirimlerle ve krediyle alınan araçlar tek tek satılarak para kazanılır. Bazı firmaların çalışanlarına ve ailesine uyguladığı oldukça hatırı sayılır indirim ve düşük faizli krediyle alıp satarak kazanılabilir. Zaten ihtiyacın olan aracı uygun denk gelince alıp ve yine fiyatını bulunca satarak kullandığı kar olarak değerlendirile bilir. Para biriktirmek için yada yatırım amaçlı araç almak kendini kandırmaktan öteye geçmez. Tasarruf ve yatırım olabildiğince erken yaşta öğrenilmeli ve uygulanmalıdır.Aile içinde çocuklara da olabildiğince erken öğretilmelidir. Her şeyin çok hızla değişiverdiği dışa bağımlı, büyümesini ihracattan değil de tüketim üzerinden gerçekleştiren bizim gibi ülkelerde gelecek planı mutlaka doğru şekilde yapılmalıdır. | | | | Araç Plakalarının Yanlış Takılması Sonucu Oluşan Sorun | | Gönderen: Praxis - 27-12-2017, Saat: 11:39 - Forum: DİĞER KONULAR - Cevaplar (8) |  | Sizlere geçen sene başımızdan geçen bir olay anlatayım. daha önce karşılaştınız mı bilmiyorum. İhaleden fiorino araç almıştık. Ruhsat yok.Sigortasını yaptık ruhsat çıkarmaya gittik. Sigorta yok dediler.Üzerindeki şaseye göre sigorta yapmıştık. Aracın üzerindeki şaseden hasar kaydına baktık parktan çıkarırken. Neredeyse ağır hasarlı sayılacak kadar bir sürü hasarı değişeni var. Ama aracın resmi kaydından plakadan sorgulayınca uymuyor. Araçta çok düzgün. Neyse yanlış oldu heralde dedik sigortayı iptal yenile vs. Aracı aldık getirdik. Sonra birbiriyle uymayan durum olunca her şeyi tekrar bir daha kontrol ettik kayıtları eşleşen plakaları diğer yanlış olmuş gibi duran şaseyi. Sonuçta durumu ancak anlaya bildik. Aynı şahsa ait iki araç var. Beraber alınmış. Herşeyiyle aynı araçlar seri numaraları da arka arkaya. Şesede tek bir harf farklı. Plakalar takılırken yanlış takılmış. Öyle olunca da her iki aracın kayıtları farklı olmuş.O şekilde kazaya karışmışlar. Bu aracın hasarı öbürünün kaydına o buna gibi olmuş. Araçlarda kayıtlara uygun olduğundan muayenede filan tek tek kontrol edilmemiş. O şekilde beyaz 2014 model donanım aynı fiorino. Diğer aracın üzerinde de yakalama var fakat ortada araç yok bulunamıyor. Epeyce uğraştık. İade etsen iptal davası vs çok uzun. Sağ olsun Emniyetden bir yetkili anladı uğraştı da tekrar tespit vs uzun uğraşılardan sonra çözdük. Meğer yaşanıyormuş. Emniyetde tespit yerindeki kişinin söylediğine göre bazen birbiriyle hiç alakası olmayan kamyon otomobile filan takılıyormuş. Filolarda filan 30 tane araç alınıyor. Görevliye deniyor git tak. O da kendince sırayla takıp gidiyor.Tabi biz aracın ruhsatdaki şasesiyle üzerindekini tek tek kontrol etmesek bu zamana kadar olduğu gibi devam ederdi. Ya da satıp geçerdik. Öğrenince rahat edemedik.Kullanmaya bile korkar olduk. Kazaya filan karışsa bizdeki sigorta poliçesinde yazan şase araçla aynı değil. Eğer piyasadan almış olsaydık durum daha da karışık olacaktı ve düzeltemezdik. Resmi satış olduğundan halledebildik. | | | | Sıfır Araç Fiyatları Son Durum | | Gönderen: nitro37 - 25-12-2017, Saat: 23:12 - Forum: OTOMOTİV SEKTÖRÜ GÜNDEM - Cevaplar (4) |  | Otomobil Fiyatları Yıl Başına Göre Yüzde 25 Arttı" Hyundai Assan Genel Müdürü Önder Göker, 2017'de döviz kurundaki artışların otomobil fiyatlarını çok etkilediğini belirterek, "Biz avroyu takip ediyoruz. 24 Aralık 2017 Pazar 11:27 Otomobil Fiyatları Yıl Başına Göre Yüzde 25 Arttı HASAN ARSLAN - Hyundai Assan Genel Müdürü Önder Göker, 2017'de döviz kurundaki artışların otomobil fiyatlarını çok etkilediğini belirterek, "Biz avroyu takip ediyoruz. Yıl başında 3,70'di, şimdi 4,53 seviyesinde. Sektörde yıl başına göre ortalama yüzde 25'e yakın zam oldu. Bir yere kadar dayandık ama sonra herkes kur farkını yansıtmak zorunda kaldı." dedi. Önder Göker, AA muhabirine, otomotiv pazarı ve Hyundai'nin 2017 performansını ve 2018 beklentilerini değerlendirdi. Kasım 2016'da yapılan Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) düzenlemesinin ardından tüketicilerin araç alımlarını öne çekmesi nedeniyle, otomotiv pazarında 2017'ye yüzde 10 daralma tahminiyle girildiğini aktaran Göker, bu yılın ilk çeyreğinde döviz kurundaki yükselmenin de etkisiyle pazarın düşük seyrettiğini ifade etti. Göker, 2017'nin ilk yarısında bir önceki yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 9 daralan otomotiv pazarının, temmuz ayından sonra yavaş yavaş toparlanmaya başladığını ve 11 ayda 2016'nın aynı döneminin yüzde 3 altında seyrettiğini dile getirdi. Hyundai'nin ise geçen yıl 11 ayda yaptığı 44 bin 600 adetlik satışı bu yıl aynı dönemde yüzde 2,3 artırarak 45 bin 611'e yükselttiği bilgisini veren Göker, "Toplam pazarda geçen sene 11 ayda 7'inci sıradaydık, bu sene 5'inci sıraya çıktık. 4'üncülüğü devam ettirdiğimiz binek pazarında da payımızı yüzde 6,6'dan yüzde 6,9'a çıkardık. Bu sene hedeflerimizi tutturacağız ve yılı 52 binin üzerinde satışla kapatacağız." diye konuştu. "Pazar 2018'de kötü senaryoda 900 binden aşağı olmaz" Önder Göker, aralık ayında otomotiv pazarında 130-140 bin civarında satış beklediklerini ve 2017'nin 11 ayında 820 bin olarak gerçekleşen toplam pazarın, yılı 950-970 bin seviyesinde tamamlamasını tahmin ettiklerini bildirdi. Gelecek yıl için otomotiv pazarına yönelik 2 senaryo olduğunu anlatan Göker, "İyi senaryoda bu sene kadar olur. Kötü senaryoda ise bu senenin yüzde 10 altı olur. Ama 900 binden aşağı olmaz. Zaten pazar, son 10 yıla bakarsanız 750 bin, son 5 yıla bakarsanız 850 bin civarında. Ama bir sürü şey toparlandı. 900-950 arasında bir yerde oturacağını tahmin ediyorum." ifadelerini kullandı. Göker, Hyundai'nin ise 2018'de bu yıla yakın bir performans sergilemeyi, 50-60 bin satış yapmayı, yüzde 5,5-6 pazar payı elde etmeyi ve 5'incilik konumunu korumayı hedeflediğini söyledi. - "SUV segmentinde epey ses getireceğiz" Hyundai i10'un A segmentinde yüzde 78 payla birinci sırada yer aldığını ve segmentini sürükleyen dominant model olduğunu dile getiren Göker, şunları kaydetti: "Yerli olarak ürettiğimiz i20'nin segmentindeki payı yüzde 16 ve gayet başarılı. Accent segmentinde yüzde 10 pay alıyor. Satışları artan yeni i30'un segment payı yüzde 2'lerden yüzde 4'lere çıktı. Yeni Elantra ile de gayet başarılıyız, bu sene 5 binin üzerinde satacağız ve segment payımız yüzde 3-4'lere ulaşacak. Tucson da segmentinde benzinli SUV'lar içinde birinci, yüzde 10'luk segment payı var. Bu seneyi 8 bin civarında Tucson satarak kapatacağız." Hyundai Assan Genel Müdürü Göker, gelecek yıl getirecekleri yeni modeller olacağı bilgisini vererek, "Bu sene planlayıp gerçekleştirmediğimiz Kona modeli 2018'in ikinci çeyreğinde gelecek. B-SUV segmenti çok büyüyor. Kona ile B-SUV, Tucson ile C-SUV segmentinde epey ses getireceğiz. Tucson ve Kona ile beraber SUV segmentinde Hyundai'nin sesi daha çok duyulacak." dedi. - "Kurlardan sonra sektörü etkileyen esas faktör ÖTV" Otomotiv sektörünün en zayıf noktalarından birinin döviz kuru olduğuna işaret eden Göker, "2017'de kurlarda çok büyük artışlar oldu. Biz avroyu takip ediyoruz. Yıl başında 3,70'di, şimdi 4,53 seviyesinde. Kur, özellikle de ithal otomobilleri çok etkiliyor. Gerçi yerliler de etkileniyor. Ara malzemelerin dövizle alınmasından dolayı. Sektörde yıl başına göre ortalama yüzde 25'e yakın zam oldu. Bir yere kadar dayandık ama sonra herkes kur farkını yansıtmak zorunda kaldı." yorumunu yaptı. Kurlardan sonra sektörü etkileyen esas faktörün ÖTV olduğunu belirten Göker, "Yeni ÖTV'den dolayı aracın çıplak fiyatı esas alınıyor. Aynı otomobil, içinde bir iki ekipmanı farklı, dolayısıyla fiyatı değişiyor. Bugün alıyorsunuz yüzde 45'lik dilimden, iki gün sonra alıyorsunuz, kur yükseldiği için, yüzde 50'lik dilimden. O aradaki fark çok kafaları karıştırdı. Çünkü fiyatları çok etkiliyor. Yerli otomobillerde dahi yüzde 45'lik dilimde çok az model kaldı. Orada 40 bin lira ve 70 bin lira seviyelerine tekrar çalışıldığını duyduk." görüşlerini aktardı. Göker, Motorlu Taşıtlar Vergisi (MTV) düzenlemesinin müşterilerin nihai kararında çok etkili olduğunu düşünmediğini ifade etti. - "Hyundai olarak perakendesi güçlü bir markayız" Gelecek yıl döviz kurundaki oynaklık devam ederse kötü senaryonun gerçekleşeceğini ve pazarın yüzde 10-15 daralacağını anlatan Göker, şöyle devam etti: "Önümüzdeki yıl kurlar çok belirleyici olacak. İkincisi de faizler de çok önemli. Faiz oranları yüksek. Otomobil alımını en çok etkileyen faktörlerden biri de taşıt kredisi faiz oranları. Müşteriler onlara bakıyor. Orada yüzde 1'lik duygusal bir sınır var. Biz yüzde 0 faiz kampanyalarıyla oraları kompanse etmeye çalıyoruz. Orada da taşın altına elimizi koyup sıfır faizli finansman sağlıyoruz." Göker, binek araçlar için kredi kullanım limitlerini yükselten düzenlemeye ilişkin, "Yüzde 70'ine kredi kullanılabilecek nihai fatura bedeli, 50 bin liradan 100 bin liraya çıktı. Bu güzel ama yeterli değil. Bu fiyat artışlarından dolayı artık 60 bin liranın altında otomobil kalmadı. 50 bin liranın yüzde 70'i 35 bin liraydı. Şimdi 100 bin liranın yüzde 70'i 70 bin lira. Şimdi bir pansuman oldu ama satışları çok da uçuracak bir şey değil. Biraz daha bir şeyler olması lazım." yorumunu yaptı. Önder Göker, otomobil pazarında filo satışlarının artmasına yönelik soru üzerine şunları söyledi: "Filo deyince bunun en önemli parçası kiralama. Kiralama dünyası her geçen gün büyüyor. Önümüzdeki sene de öyle olacak. Bunu yanında bireysel kiralamalarda da artışlar olmaya başladı. Çünkü çeşitli avantajlar sağlıyor. Bu taraf büyüyecek. Biz Hyundai olarak her zaman perakendesi güçlü bir markaydık. Stratejilerimizi hep bu yönde koruduk. Perakende gücümüzü artırmak için sürekli yeni programlar, çalışmalar yapıyoruz. Bayi teşkilatı da bu yönde hazır. Bizim yüzde 65 gibi çok yüksek bir perakende oranımız var. Bu sene yine bunu koruyacağız. Bu önümüzdeki sene de aynı şekilde devam edecek." - "Önümüzdeki sene için de olumlu sinyaller var" Türkiye otomotiv pazarının sahip olduğu ciddi potansiyelin gerçekleşebilmesi için vergilerle ilgili biraz daha çalışılması gerektiğini vurgulayan Göker, burada yapılabilecek ufak revizyonlarla pazarın 1-1,5 milyon seviyelerine çok rahat ulaşabileceğini dile getirdi. Göker, Hyundai'nin Türkiye'deki fabrikasının maksimum üretim kapasitesinin 245 bin olduğunu, bu sene için planladıkları 230 bin üretim hedefini tutturacaklarını belirtti. Hyundai'nin 2017 yılını genel olarak başarılı şekilde tamamlayacağını anlatan Göker, "Burada perakende tarafımızın güçlü olması en önemli faktörlerden biri. Onun dışında Hyundai satış sonrasında çok güçlü bir marka. Araştırmalarda satış sonrası müşteri memnuniyetinde 5 yıl üst üste birinci olduk. Orada değişik projelerimiz de var. Blue Card adında bir sadakat programımız var. 250 bin Blue Card üyesi var. Onlarla sürekli iletişim halindeyiz. Yeni programlar yapıyoruz. Opsiyonel garanti ile hiçbir markanın yapmadığı bir garanti programımız var." diye konuştu. Ülke ekonomisinin büyüme hızının otomotiv sektörünü yakından ilgilendirdiğini belirten Göker, şöyle devam etti: "Yaptığımız bütün analizlerle büyümenin olduğu yıllarda pazarda hep olumlu sinyaller var. Büyüme rakamına baktığımız zaman dünya rekorları kırıyoruz ama bunun nedenlerini irdelediğimizde baz etkisi ve KGF'nin etkisi var. Ama sonuçta doğru kararlar alındı ve çarklar dönmeye başladı. Gayet olumlu. Önümüzdeki sene için de olumlu sinyaller var. Küresel büyüme 2017'de başarılı geçeceğe benziyor. Aynı şekilde Avrupa tarafından da olumlu sinyaller geliyor. Türkiye'nin de bunlardan pozitif etkileneceğini düşünüyoruz. Tabii ki gelecek yıl büyüme bu seneki kadar olmaz. Biraz daha altında olur. Zaten yüzde 5,5 diye bir hedef konuldu. Onlar gerçekleştirildiği takdirde önümüzdeki senenin olumlu olacağını ümit ediyoruz." | | | | Yerli Otomobil Son Durum | | Gönderen: nitro37 - 25-12-2017, Saat: 23:10 - Forum: OTOMOTİV SEKTÖRÜ GÜNDEM - Cevaplar (27) |  | Hükümet'ten kritik yerli otomobil açıklaması Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, yerli otomobile ilişkin, 'Nasıl Almanya'nın Mercedes'i, Volkswagen'i varsa, nasıl Fransa'nın Renault'u, Citroen'i varsa Türkiye'nin de dünya ölçeğinde, dünya piyasalarında bilinen bir markası olacak.' dedi. AA Ekonomi Haberleri Hükümet'ten kritik yerli otomobil açıklaması Bir dizi ziyaretlerde bulunmak üzere Düzce'ye gelen Özlü, D-100 Karayolu'nun Bolu Dağı kesimindeki bir restoranda basın mensuplarıyla kahvaltıda bir araya geldi. Bakan Özlü, kahvaltının ardından basın mensuplarıyla hatıra fotoğrafı çektirdi. Daha sonra Kültür Merkezi'nde, partisinin İl Başkanlığı'nca düzenlenen "Yıl Sonu Değerlendirme Toplantısı"na katılan Özlü, burada yaptığı konuşmada, yerli otomobil çalışmalarını Bakanlık olarak yürüttüklerini söyledi. Yerli otomobil tüm dünyaya satılacak Çok çalıştıklarını vurgulayan Özlü, şöyle devam etti: "Türkiye'de ilk defa, Türkiye'nin kendi markası olacak bir otomobil tasarımı yapıyoruz. Türkiye'nin en büyük 5 firmasını bir araya getirdik. Nasıl Almanya'nın Mercedes'i, Volkswagen'i varsa, nasıl Fransa'nın Renault'u, Citroen'i varsa Türkiye'nin de dünya ölçeğinde, dünya piyasalarında bilinen bir markası olacak, en gözde, toplum tarafından en sahiplenilmiş, en fazla talep olan projesini biz yürütüyoruz." Yerli otomobille alakalı çok ciddi çalışmalar yürüttüklerini aktaran Özlü, "Büyük bir toplumsal sahiplenme olduğuna inandığım bir proje bu. Bu bakımdan bu konuyu da çok iyi çalışıyoruz." diye konuştu. Programda, kent genelinde yapılan yatırımların sunumu yapılarak katılımcılara bilgi verildi. | | | | Kış Koşullarında Araç Kullanma Teknikleri | | Gönderen: nitro37 - 25-12-2017, Saat: 20:18 - Forum: TEKNİK - Cevaplar (41) |  | Kış Şartlarında Nasıl Araç Kullanmalıyız Merhaba arkadaşlar. Malumunuz kış geliyor. Böyle mevsimlerde bindiğiniz araç ne tarz olursa olsun bazı sürüş taktiklerini bilmediğiniz takdirde sıkıntı yaşamanız kaçınılmazdır. İçimizde bu konuya hakim arkadaşlar olabilir. Bilmeyenler için birkaç teknik ve ince detaydan bahsedeceğim. Öncelikle bindiğimiz araç ister 4x4, ister önden çekiş, istersede arkadan itiş olsun yoldan çıkmaya başladığımız andan itibaren asla ve asla frene basmıyoruz ve gazdan ayağımızı çekmiyoruz . Unutmayalım ki motor vitesde ve ayak gazda değilse aracımızın kaç çeker yada nerden çeker olduğunun hiç bir önemi yoktur (at/mt farketmez). Bu ilk kuralı aklımıza yazdıktan sonra detaylara başlayalım. Peki ayağımızı gazdan çekmeyeceksek ne yapmalıyız? Bunun cevabı yolun durumuna göre değişiyor arkadaşlar. Şimdi her durum için birbirine benzer gibi görünsede farklı taktikler uygulanır. Fakat Anti taktik yöntemlere girmeden önce en başında bu olayların başımıza hiç gelmemesi için, sürüş esnasında dikkatli geçeceğimiz yol şartları vardır. Bu yol şartlarını açıkladıktan sonra anti taktik yöntemlere geçeceğim. Kar, Buz, Yağmur vs gibi kaygan yol durumlarında; A: Bölünmüş 3 şeritli bir yolda gidiyorsanız mutlaka orta şeritten gitmelisiniz. Bunun sebebi kış koşullarında daima ya sağ şerit yada en sol şerit daha fazla kaymaya müsait olur. Yolun eğimi her zaman yağ sağ yada sola doğrudur. Bu nedenle yolun ortası yolun en güvenli yeridir. Orta şeritte gitmek aynı zamanda olası kayma durumlarında size manevra yapma şansı verir. B: Eğer bölünmüş 2 şeritli bir yolda soldan gidiyorsanız ve yan sağ şeridinizde araç yok ise orta şerit çizgisini hafif ortalayıp gitmelisiniz. Yani sol şeritteki bariyere çok yakın olmamak gerekiyor. Eğer sağ şeritte iseniz bu seferde sol şerite hafif yakın olmalısınız. Yani hangi şerit boş ise o şerite yakın olun. Tabi bunları yaparken sizi geçmek isteyenleri erken farkedip yavaşca kendi şeridinize geçmeniz gerekiyor. C: Önünüzde seyreden araca 100 metreden fazla yakın olmayın. ( araya araç girerse uzunları yakın ve yavaşlayın) D: Altı boş köprü veya viyadüklerden geçerken ayağınızı gazdan çekin ve ani manevralardan kaçının. Bu havada buz olmaz dediğiniz durumlarda bile bu bahsettiğim bölgeler, altlarındaki boşluktan geçen rüzgar nedeniyle buz tutabilir. E: Su birikintilerinden geçerken mutlaka direksiyon daha sert tutulmalı ve yine ayak gazdan çekilmelidir. Bırakın araç komprasör gücüyle devam etsin. Ama asla frene basılmamalıdır. Bunun sebebi fren yapılan aracın önüne yük bineceğinden dolayı yere daha yakın olmasıdır. Yani suyun tokat atma kuvvetini fren yaparak siz de arttırmış oluyorsunuz. F: Sisli havalarda sis lambasının yanında mutlaka 4 lü flaşörleride yakın. G: Seyir halinde iken mümkün mertebe ölü devirde gidin. Hangi viteste olursanız olun, ayağınız gazda ama devir saatiniz 2000 dd yukarıda olmasın. Tekerleklere iletilen güç ne kadar fazla ise ani kaymalarınızın olma ihtimalide o kadar fazla olur. H: Buzlu olduğunu düşündüğünüz yollarda Asla gaza yüklenmeyin. Ölü devirde seyredin. Virajlarda asla gaza yada frene dokunmayın. Fren yapmanız gerekiyorsa vites küçülterek yavaşlayın. Seyir halinde vitesi asla boşa atmayın. nt. I: Mümkün mertebe dar taban kışlık lastik seçimi yapın. Şimdi yukarıdaki tüm kurallara uyduk ama aracımız yinede kaymaya başladı ne yapacağız? Yağmurlu veya karlı bir havada kayıyor iseniz, aracın önü nereye doğru yöneliyorsa tam zıt yöne dreksiyonu çevirin. Aracın önü sağa doğru yöneldi siz dreksiyonu sola çevirin. Burada dikkat edilmesi gereken şey dreksiyon çevirme işini yani kontra hareketi yaparken hızlı ve kesik kesik yapmanız yine aynı anda gaz pedalına sonuna kadar değilde ani ve kesik kesik basmanızdır. Eğer bu hareketi yaparken dreksiyonu tam çevirip gazada tam basarsanız bu seferde araç diğer tarafa doğru kaymaya başlar. Dreksiyona kesik kesik (çevir bırak/çevir bırak) gaz pedalınada bas çek / bas çek şeklinde haraket vermelisiniz. Bu şekilde yaparsanız araç mutlaka yola tekrar dönecektir. Buzlu bir yolda kayıyorsunuz diyelim. Yukarıdaki taktiklerin aynısını uyguluyoruz. Fakat buradaki amaç aracı durmaya yada yola sokmaya yönelik olmayacak. Tamamen güvenli bir şekilde kaymasını sağlayacağız.nt. Ne zamana kadar? Bu soru yolun durumuna göre değişiyor. - Kaydığınız yer boş bir yol ise buzun bitip lastiklerin yola tutunacağı ana kadar yukarıdaki taktikleri deniyoruz. Taki kendimize güvenli bir alan bulana kadar. Kayma belli bir süre sonra bitecektir. Ayrıca kaydığınız yol geniş ve musait ise el frenini çekip dreksiyonuda tama yakın tur sağa yada sola çevirip 360 derece dönebilirsiniz. 360 derece dönmek buzda kaymayı zorlaştırır ( 50km altı hızlarda geçerlidir). - Kaydığımız Yol kavşağa çıkıyor ve kavşakta her an başka bir araç bize vurabilir, bu nedenle bizim mutlaka aracı durdurmamız gerekiyor diyelim. Aracı yukarıda bahsettiğim kısa ve kesik kontra manevralarla en yakın kaldırıma yanaştırın. İyice kaldırıma yanaşınca kaldırım hangi yönünüz de ise o yöne doğru direksiyonu tama yakın tur çevirin ve el frenini yavaşça çekin. El frenini çekerken aracın dönmeye başladığını göreceksiniz. 360 derece kaldırıma doğru ters dönmüş olacaksınız. Artık kaldırım sağınızda değil solunuzda. nt. Burada da dikkat edilmesi gereken şey, 360 derece dönme hareketi bitmeye yakın el frenini bırakıp, direksiyonu tekrar kaldırıma doğru çevirip gazada hafifçe dokunmanız dır. Böylece dönme hareketinin devam etmesini engellemiş olursunuz. Fakat bu taktik 50 km hızın üzerinde işe yaramaz aksine daha büyük felakete yol açar. Bu nedenle buzlu olduğunu düşündünüz yollarda asla hız yapmayın. Buzlu yolda kayanların genelde %99'u ancak bir yere vurarak durabilirler. Bu nedenle vuracağınız yeri iyi seçin. Duruma göre kaymayı en az can ve mal kaybıyla nasıl atlatırsınız bunun hesabını hemen orada yapmanız gerekiyor. Karlı veya buzlu olduğunu düşündüğünüz bir rampadan aşağı ineceksiniz diyelim. Rampadan inmeye başlamadan önce el frenini bir çıt çekin ( El freni bir çıt çekme işini önceden deneyin. Buradaki amaç tekerlekleri kitlemek değil zor dönmesini sağlamaktır) Vitesi 1 konumuna alın (at/mt farketmez). Yokuştan aşağı inmeye başlayın. Araç birinci viteste komprasör gücüyle ( gaza basmıyoruz) zorlanarak (el freni bir çıt çekili olduğu için) kaymadan inecektir. Rampa inişi bitip düz yola geldiğimizde ise, el frenini indiriyor ve vitesi 2' ye atıyoruz. Şimdi gelelim 4x4 subaru sahiplerine; Subaru sahibleride yukarıdaki kurallara aynen uyması gerektiği gibi yine dikkat etmeleri gereken extra bir kaç kural daha var. Bunları şöyle sıralayabiliriz. Karlı, Buzlu vs Kaygan Yol Şartlarında; 1) Otomatik vites sahibi subarucular hold tuşunu sadece rampa çıkarken ve düz yolda giderken kullanmalıdır. Rampa aşağı inişlerde asla hold tuşuna basılmaması gerekiyor. Bunun nedeni hold tuşunun motoru direk 2. vitesten başlatmasıdır. Eğer basarsanız yukarıdaki rampadan iniş takdikleri bölümünde yazdıklarım hiç bir işe yaramaz. Jet gibi yokuş aşağı inersiniz. Bu nedenle yokuş aşağı inerken Hold tuşu asla aktif olmamalı. 2) Kuru asfalt dışında virajlara tam gaz girmemelidirler. 3) Aşırı kaygan zeminlerde aracımızdaki 4 tekerden herhangi biri dahi yola tutunamıyor sa o zaman o aracın 4x4 8x8 vs olduğunun hiçbir önemi yoktur. Yani buz tutmuş bir yolda da çok rahat bu araçlar kayar. Fakat 4 tekerden biri dahi yola tutunabilirse, işte o zaman kayma esnasında yukarıda bahsettiğim anti taktik hareketleri de yaparak bu tür araçları yola sokmak daha kolay olur. Nt Yukarıdaki yazılanları okuyan subarucular içlerinden nerede kaldı 4x4 simetrik awd nin farkı diyebilirler. Arkadaşlar sıradan önden çekiş yada arkadan itiş araçla kaymaya başladığınız anda toparlamak 4x4 subaruya göre çok zordur. Subarunun bir tekeri bile yola tutunsun emin olun yaptığınız kontra hareketlere anında cevap verir ve sizi tekrar yola sokar. Subarunun buz harici yollarda kayması diğer araçlara göre daha kısa mesafede biter. Ama tabi altımızda subaru var diye kaygan yollarda virajlara asla hızlı girmiyoruz. Hızımız her zaman kontrol edilebilir limitlerde olmalı ki manevra ve kontra yapma sansımız olsun. Yoksa 120/140 ile giderken kayarsanız hiç bir takdik işe yaramaz. Yukarıdaki yazılanları (İnşallah başınıza gelmez) olası yaşamanız durumunda uygulama şansınız (tecrübeniz yoksa) % 1 bile değil. Sebebi kayma yaşandığı anda insanın da içinden bir şeylerin kayıp gittiğini hissetmenizdir. Altınızdaki araç kontrolünüzden çıktığı anda eliniz ayağınız birbirine dolaşır. Nabız tavan yapar ve bacaklarınız titrer. Adrenalin had safhaya çıkar. Bu sebepten ötürü sizlere tavsiyem altınızda ne tarz araba olursa olsun karda kışta boş alanlarda antreman yapmanızdır. Tabi bu antreman çılgınlar gibi bir sağa bir sola kayma şeklinde değilde, kafanızda bilinçli bir hedef belirleyerek gerekirse sağda soldaki tahta parçalarından yada kardan çıkıntılar yaparak bir yol oluşturmanız ve o yolda kayarak gitmeye veya park etmeye çalışmanızdır. İnanın faydasını göreceksiniz. Bu yazdıklarım tamamen kendi tecrübelerimden alıntıdır( Az kaza yapmadık). Eksiklerim olabilir. Bu nedenle kusura bakmamınızı rica ediyorum. Teşekkürler | | | | Subaru Yazı Başka Kışı Başka | | Gönderen: Praxis - 25-12-2017, Saat: 12:39 - Forum: SUBARU'MU ANLATIYORUM - Cevaplar (11) |  | Aracım 2009 1.5 manuel İmpreza. Ben 113 binde aldım. Şu an 115 binde. Benzinde kullanıyoruz. Daha evvel aynı aracın otomotiğini kullanmıştım. O yukuşlarda biraz bayılıyordu. Çok hızlı vites değiştirdiğinden performansı düşüyordu. Manuel bariz farklıymış. Yol tutuşu konforu çok güzel. Dıştan bakınca ağır araç olduğundan hantaldır diye düşünülüyor ama hiç öyle değil. Gayet seri gidiyor. Yakıtı da benzer kategorideki araçlara göre fazla değil bence. Hafta sonu karla buluşturduk. Test ettik. Kısa dik bir yokuş var. Altı buz üzeri karlı idi. Normalde biz o yoldan kar buz erimeden hiç geçemeyiz. Videosunu koyacağım. Normal yolda ilerler gibi gayet güzel hiçpati filan çekmeden çıktı. Ben de bir kere daha subaruya hayran kaldım. Subaru; Yazı başka kışı başka yaşa simetrik dört çeker farkıyla. | | | | Ankarada Kırmızı ışık | | Gönderen: Mapavri - 22-12-2017, Saat: 21:24 - Forum: SOHBET - GEYİK - MİZAH - Cevaplar (6) |  | Ankaralı arkadaşlara bişey sormak isterim Ankarada kırmızı ışıkta durmak yasakmı bi fikri olan varmı benden başka pek duran olmadı desem yalan olmaz heralda duranlarda benim gibi yabancı olanlar kendimi suçlu gibi hissettim | | | | Subaru 2018 Yeni Xv İle İlk İzlenimler | | Gönderen: adr - 22-12-2017, Saat: 14:50 - Forum: İnceleme ve Kullanıcı Yorumları - Cevaplar (13) |  | Geçen hafta Ankara'da Konya yolundaki bayileri gezdik. Sabah 10 gibi randevu aldık ve ilk olarak makyajlanan Nissan Qashqai Skypack (1.6 dci otom.) test ettik. Ardından 15dk sonra yolun karşı tarafındaki Bayraktar otomotivde yeni Subaru XV yi test ettik. Aynı sınıftaki araçları mümkün olduğunca özellikle ard arda test ediyorumki aradaki farkları daha net görebiliyorum. Yeni Subaru XV, Nissan Qashqai den donanım ve malzeme kalitesi anlamında hissedilir derecede üstün bir araç olmuş. İç mekan tasarımı oldukça güzel hale getirilmiş ve bir önceki XV ye göre malzeme kalitesi oldukça arttırılmış. Qashqai'nin en büyük avantajı Renault dci motorları ile ülkemiz şartlarına en uygun şekilde sunuluyor olması. 3 yıl 2008 Impreza 1.5 HB AWD otom. kullanan biri olarak şunu net bir şekilde söyleyebilirim ki yeni XV bir önceki XV ile aynı kadere mahkum edilmiş. 1.6lt atmosferik boxer motorun çok kaliteli bir makine olduğu aşikar. Uzun yıllar sorunsuzca hizmet edeceği konusunda hiç şüphem yok ancak sürekli 4 çeker sistemi ile birleşince yeni XV resmen sınıfındaki en iyi araca hiç yakışmayacak bir performans sergiliyor. Subaru Levorg 1.6 Boxer Turbo 170hp versiyonu en az 4 kez test ettim ve 1.6lt turbo motorun performansı bizi çok memnun etmişti ve bu motorun yepyeni XV de kesin kullanılacağını düşünüyorduk ancak ne yazıkki öyle olmamış. Araç gazı kapadığınızda malesef bağırıyor ama yürümüyor.. Forester XT (2.0lt 240hp) kullandığımda CVT şanzıman 8 ileri olarak oldukça tad veriyor ancak 1.6lt atmosferik ile birleştiğinde bir scooter edasıyla insanı hayal kırıklığına uğratan bir performans sunuyor. Test malesef kısa sürdü çünkü yeni XV nin 1.6lt atmosferik ile sanki bilerek törpülenmiş performansı bize aracın muazzam sürüş kalitesini unutturmaya yetti. İç mekan dizaynı takdire değer bir seviyede keza malzeme kaliteside sınıf standartlarının üzerinde. Yalıtım bir önceki XV ye göre geliştirilmiş rahatsız edici hiç bir ses yok. Rijitliği %70 arttırılan şase bunu size net bir şekilde hissettiriyor kalıp gibi ilerliyor. Direksiyon hissi bir BMW sürüş hissini kıskandıracak seviyede hatta çok daha iyi bu zaten her zaman böyleydi. Şimdilik izlenimlerim bu kadar. Fazla zamanımız yoktu o yüzden geniş bir zamanda yeniden gidip XV yi daha detaylı inceleyeceğim.. | | | |